TÜRK EDEBYYATININ DÖNEMLERY
Türk Edebiyaty, Türklerin dâhil olduklary üç medeniyet ve kültür dairesine paralel olarak üç safhada incelenmektedir.
1. Yslâmiyet’ten Önceki Türk Edebiyaty,
2. Yslâmî Devir Türk Edebiyaty,
3. Baty Tesirinde Geli?en Türk Edebiyaty.
Bu tasnif Fuat Köprülü tarafyndan ortaya atylmy? ve edebiyat ara?tyrmacylary tarafyndan bugüne dek kullanylagelmi?tir.
Türk Edebiyatynyn Devirlere Ayrylmasynda Kullanylan Kystaslar
Türk edebiyaty devirlere ayrylyrken de?i?en dil anlayy?y, kültürde görülen farklyla?ma, yeni dinî hayat, dil co?rafyasyndaki geli?me, kysaca medeniyet de?i?ikli?i kystas olarak alynyr.
Çünkü Türk tarihinde görülen üç medeniyet (iki medeniyet de?i?ikli?i), edebiyatyn da seyrini de?i?tirmi?, onun konu ve ?ekil özelliklerini de etkilemi?tir.
Bu arada tany?ylan ve aly? veri?te bulunulan uluslar da edebiyaty etkilemi?lerdir.
Meselâ, Araplardan ilmî eserlerle birlikte Arapça kelime ve tamlamalar, Yranlylardan da Yslâmiyet’le birlikte nazym tür ve çe?itler
alynmy?tyr.
Türk edebiyatynyn üç devire ayrylmasyny sa?layan iki medeniyet de?i?ikli?i vardyr
1. Yslâmiyet’in kabul edilmesi,
2. Baty medeniyetinin tanynmasy ve benimsenmesi.
Bu bilgiler y?y?ynda Türk edebiyatynyn devirlerini ?öyle belirleyebiliriz
I. YSLÂMYYET ÖNCESY TÜRK EDEBYYATI (?-11. yy.)
Yslâmiyet’ten önceki Türk Edebiyaty, Türklerin Orta Asya’da ya?adyklary devirlerde bütün Türk boylary arasynda mü?terek ve büyük bölümü sözlü olan edebiyattyr.
Yslâm öncesi Türk edebiyaty ulusal bir edebiyattyr; nazym ?ekil ve türleriyle kullanylan ölçü tamamen millîdir.
Bu dönem edebiyaty, Yslâmiyet’in kabul edilmesinden sonra olu?maya ba?layan yeni edebiyat anlayy?yna kadar devam etmi?, hatta etkisi daha sonraki dönemde de görülmü?tür.
Yslâm öncesi Türk edebiyaty sözlü dönem ve yazyly dönem olmak üzere ikiye ayrylyr.
A. Sözlü Dönem ( ?-8. yy.)
Türklerin henüz yazyyy kullanmadyklary dönemdir. Yani ba?langyçtan 8. yüzyyla kadar olan dönemdir.
Bu dönem ürünleri tamamen sözlüdür ve genellikle ?iir ?eklindedir.
Bazy ürünlerin bazylary günümüze kadar gelmi?tir.
Sözlü Dönemin Özellikleri
Ø Bu döneme ait yazyly eser yok denecek kadar azdyr.
Ø Bu dönemde Türkler, göçebeli?e dayanan günlük hayatlarynda ve özellikle düzenledikleri törenlerde (sy?yr: av töreni; ?ölen: ziyafetler; yu?: ölüm töreni) bir araya geldiklerinde “ozan”, “kam” veya “baksy” denilen ?airler “kopuz” denilen saz e?li?inde “ko?uk”lar ve “sagu”lar söylerlerdi.
Ø Bu ?iirler (sagu, ko?uk, destan) hece ölçüsüyle söylenen ve yarym kafiye kullanylan ?iirlerdir.
Ø Anlatym söze dayanyr.
Ø Dü?ünce ve hayaller ?iirle anlatylmy?tyr.
Ø Nazym biçimi dörtlük, vezin hece veznidir.
Ø Yarym kafiye kullanylmy?tyr.
Ø Dil sadedir.
Ø Bu ürünler düzenlenen törenlerde (sy?yr: av töreni; ?ölen: ziyafetler; yu?: ölüm töreni) ortaya çykmy?tyr.
Ø ?iirler kopuz denilen saz e?li?inde söylenir.
Ø Daha çok somut konular i?lenmi?tir.
Ø Kahramanlyk, sava?lar, tabiat ve a?k konulary i?lenir.
Ø ?airlere ozan, kam, baksy, oyun, ?aman gibi adlar verilir.
Sözlü dönem ürünleri
1. Ko?uk
Ø Hece vezni ve yarym kafiye ile söylenen ?iirlerdir.
Ø Kopuz e?li?inde söylenir.
Ø Yi?itlik, a?k, tabiat konularyny i?ler.
Ø Nazym birimi dörtlüktür.
Ø Bu ?iirlerde düz kafiye kullanylyr: aaaa, bbba, ccca… (aaab cccb dddb)
Ø Bu ?iirlerin Yslâm sonrasy halk edebiyatyndaki ady ko?ma’dyr.
Ø Sy?yr denilen sürek avlarynda söylenen lirik ?iirlerdir.
2. Sagu
Ø Ölen bir ki?inin arkasyndan söylenen a?yt ?iirleridir.
Ø Ölen ki?inin kahramanlyklaryny, ba?arylaryny, erdemlerini anlatyr; ölümlerinden duyulan üzüntüyü dile getirir.
Ø Ko?uk nazym ?ekliyle söylenir.
Ø Bu ?iirlere Yslâm sonrasy halk edebiyatynda “a?yt”, Divan edebiyatynda “mersiye” denir
Ø “Yu?” denilen ölüm törenlerinde söylenir.
Ø Divanu Lûgatit-türk’teki Alp Er Tunga sagusu bu türün önemli bir örne?idir.
3. Sav
Ø Türk toplumunun dünyaya baky?yny, geleneklerini, varlyk anlayy?laryny ortaya koyan özlü sözlerdir.
Ø Bugünkü “ata sözü”nün kar?yly?ydyr.
Ø Divanu Lûgatit-türk’te pek çok sav vardyr.
4. Destan
Bütün dünya edebiyatlarynyn ba?langyç eserleri olan destanlar, çe?itli konularda yaradyly? hikâyeleri yanynda, milletlerin hayatynda büyük yankylar uyandyrmy? bir kahramanyn veya tarih olayynyn millet
muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginle?tirilmi? uzun manzum hikâyeleridir.
Türk destanlary, kâinatyn, insanyn, kadynyn ve erke?in yaradyly?y; Türk milletinin do?u?u, çe?itli Türk devletlerinin kurulu? geli?me, çökü?leri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek çok sebep açyklayycy efsaneyi de içinde baryndyryr.
Bütün dünya edebiyatlarynda oldu?u gibi Türk Edebiyatynyn da ilk örnekleri destanlardyr.
Milletlerin toplumu derinden etkileyen, tarihî önem arz eden önemli olaylaryny (do?al afetler, sava?lar, göç, yangyn vb.) konu edinirler
Manzum hikâyelerdir.
Destanlarda ola?an üstü olaylar ve ola?an üstü özellikte kahramanlar vardyr.
Destanlar anonim ve sözlü edebiyat ürünleridir.
A?yzdan a?yza dola?mak suretiyle olu?mu?lardyr.
Destanlarda anlatylan olaylaryn geçti?i yer ve zaman bilinmez.
Kahramanlar lider ve kurtarycy rolündedir.
Ylk Türk Destanlary
Altay-Yakut: Yaradyly? Destany
Sakalar Dönemi: Alp Er Tunga Destany, ?u Destany
Hun Dönemi: O?uz Ka?an Destany
Köktürk Dönemi: Bozkurt Destany, Ergenekon Destany
Uygur Dönemi: Türeyi? Destany, Göç Destany
B. Yazyly Dönem ( 8-11. yy.)
Bu dönemde Göktürkler ve Uygurlar
tarafyndan kendi alfabeleriyle eserler verilmi?tir.
Türk dilinin tespit edilebilen en eski yazyly metinleri VII. asryn sonlaryna ve VIII. asryn ilk yarysyna ait olan dikili ta?lar (Yenisey ve Orhun anytlary) ve Uygur dönemine ait olan dinî metinlerdir.
Anytlar arasynda yer alan, Kültigin, Bilge Ka?an ve Tonyukuk adyna dikilen Orhun Anytlary, gerek muhtevalary, gerekse mükemmel dil ve üslûplaryyla Türk dilinin, edebiyatynyn ve tarihinin ?aheserleri arasynda yer almaktadyr. Abidelerin yazary Yollu? Tigin’dir.
Yenisey Kitabeleri
Yenisey yrma?y çevresinde daha çok mezar ta?laryndan olu?an bu kitabelerin edebi olarak fazla bir önemi yoktur.
Göktürk Kitabeleri
Tonyukuk Anyty 720 yylynda Göktürk devleti veziri Tonyukuk adyna dikilmi?tir. Kitabede Tonyukuk, anylaryny ve dönemin tarihini anlatmy?tyr. Anlatymda, atasözlerine bolca yer verilmi?tir.
Kültigin Anyty 732 yylynda dikilen anyt Yollu? Tigin tarafyndan yazylmy?tyr. Anytta Kültigin’in ölümü ve yas töreni anlatylmy?tyr.
Bilge Ka?an Anyty 735 tarihini ta?yr. Bilge Ka?an’yn yi?itlikleri ve Türk milletine iletmek istedi?i mesajlar anytyn içeri?ini olu?turur. Bu anyt da Yollu? Tigin tarafyndan yazylmy?tyr.
Göktürk (Orhun) Kitabelerinin Özellikleri
Türklerin ilk yazyly eseridir.
Do?u Göktürklerin tarihine y?yk tutar.
Söylev türünde yazylmy?tyr.
Oldukça geli?mi? ve i?lenmi? bir dil kullanylmy?tyr.
Türk dilinin geli?mi?lik düzeyine ili?kin etrafly bilgiler edinilebilir.
Hem dinî hem de din dy?y konular i?lenmi?tir.
Tarih, co?rafya ve edebiyata kaynak olacak niteliktedir.
Türk tarihini, toplumun ya?am biçimini, dünyaya baky? tarzyny ortaya koyar.
Kitabelerde idarecilerin ve sultanlaryn halky aydynlatmasy, yaptyklarynyn hesabyny halka vermesi söz konusudur.
Kitabeleri Strahlenberg bulmu?, 1893’te Wilhelm Thomsen okumu?tur.
Bir yüzleri Göktürk alfabesiyle, di?er yüzleri Çince yazylmy?tyr.
Dinî Eserler
Yslâm öncesi Türk edebiyaty yazyly eserleri arasynda, Uygur alfabesiyle yazylmy? olan çeviri dinî eserler de sayylabilir. Bunlar Mani ve Buda dinlerine ait eserlerdir.
II. YSLÂMÎ DEVYR TÜRK EDEBYYATI (11-19. yy.)
8. yy.dan itibaren yerle?ik hayata geçen, Müslümanlykla tany?an Türkler, 10. yy.yn ilk yarysynda (920) Karahanly Devleti hükümdary Satuk Bu?ra Han’yn Müslümanly?y kabul etmesiyle ba?layan süreçte Müslümanlykla Türklü?ü birle?tirip bir sentez ortaya çykarmy?lar, hayat tarzlaryny buna göre belirlemi?ler, bu sayede birlik sa?lamy?lar ve Yslâm dininin, Farslaryn ve Araplaryn etkisiyle yeni bir edebiyat olu?turmaya ba?lamy?lardyr.
Bu edebiyatta sözlü eserlerin yany syra yazyly eserler de ço?almy?tyr.
Ylmî eserler ve Kur’an-y Kerim aracyly?y ile Arapçadan; Edebî eserler aracyly?yyla da Farsçadan etkilenilmi?tir.
Yine bu yolla o zamana kadar dy? etkilerden uzak olan Türk dili Arapça ve Farsçanyn etkisine girmeye ba?lamy?tyr.
Yslâm kültürü, ortak Yslâm edebiyatynyn ?ekil ve tekni?i, zevki, hayat görü?ü, temalary, motifleri, Türklerden önce Müslüman olarak bir Yslâmî edebiyat geli?tiren Yranlylaryn aracyly?y ile Türk Edebiyatyna girmi?tir.
Yslâmî edebiyat ?iirinde ortak teknik malzeme (?ekiller, temalar, motifler) ile ortak bir dünya görü?ü ve estetik kavramy benimsenmi?tir.
XIV. asyrda yazyya geçirilen "Dede Korkut Kitaby" destan döneminin hatyralaryny saklayan, gerek muhteva gerekse dil ve üslup mükemmeliyeti bakymyndan Türkçenin ?aheserleri arasynda yerini daima muhafaza eden çok de?erli bir eserdir.
Yslâmiyet’ten sonra da destansy edebiyat devam etmi?tir
Yslâmiyet’in Kabulünden Sonraki Türk Destanlary
Karahanly Dönemi: Satuk Bu?ra Han Destany
Kazak-Kyrgyz Kültür Dâiresi: Manas
Türk-Mo?ol Kültür Dâiresi: Cengiz-name
Tatar-Kyrym: Timur ve Edige Destanlary
Selçuklu-Beylikler ve Osmanly Dönemleri: Seyid Battal Gazi Destany (Battal Gazi’nin Yslamiyet’i yayy? mücadelesini ve yi?itliklerini anlatyr), Dani?mend Gazi Destany (Dani?mendname), Köro?lu Destany
A. Ylk Eserler 1. Kutadgu Bilig
Dönemin ilk edebî eseridir.
Ylk siyasetname.
1070 yylynda Balasagunlu Yusuf tarafyndan Karahanlylar devrinde yazylmy? ve Karahanly hükümdary Tabgaç Bu?ra Han’a sunulmu?tur. (Eseri be?enen hükümdar bunun üzerine Yusuf’a Has Haciplik unvany vermi?tir.)
Eserin ady “Mutluluk Veren Bilgi” anlamyndadyr.
Mesnevi nazym ?ekliyle ve ?ehname vezin kalybyyla yazylmy?tyr.
6600 beyittir. Ayryca 173 tane de dörtlük vardyr.
Beyit nazym birimiyle yazylmy?tyr; ancak dörtlük nazym birimi de kullanylmy?tyr.
Aruz ölçüsüyle yazylmy? ilk eserimiz kabul edilir.
Didaktik (ö?retici) bir nitelik ta?yr. Bir ahlâk ve ö?üt kitabydyr.
Hükümdara siyasy ö?ütlerde bulunur.
Eserde allegorik[1] (sembolik) bir anlatym vardyr. Hükümdar Kün To?dy: Adaleti, Vezir Ay Toldy: Yyi yönetimi, Vezirin O?lu Ögdilmi?: Akly, Vezirin Karde?i Odgurmy?: Öbür dünyayy temsil eder.
Eser Hakaniye (Ça?atay) Türkçesiyle kaleme alynmy?tyr.
Dili oldukça sadedir.
2. Divanü Lûgati't-türk
“Türk Dilleri Sözlü?ü” anlamyna gelir.
Ka?garly Mahmut tarafyndan 1072-1074 tarihleri arasynda yazylmy?tyr.
Eser bir sözlük olarak hazyrlanmasyna ra?men, Türk sosyolojisi, psikolojisi, edebiyaty, gelenek ve görenekleriyle ilgili bilgi veren önemli bir eserdir.
Türkçenin önemini anlatmak ve Araplara Türkçeyi ö?retmek amacyyla yazylmy?tyr.
Mensur (düzyazy) bir eserdir.
Türkçenin ilk sözlü?ü kabul edilir. Kelimeleri göçebe boylar arasynda gezerek bizzat kendisi derlemi?tir. (Di?er önemli sözlükler: Ali ?ir Nevai, Muhakemetü’l-Lugeteyn, ?emseddin Sami, Kamus-y Türki)
Yslamiyet öncesi edebiyatyn sagu, ko?uk ve sav örneklerini içerir.
Eserde 7500 kelime ve Arapça kar?ylyklaryyla bunlaryn kullanyldy?y örnek cümle veya ?iirler, dilbilgisi kurallary ve bir harita (o devirdeki Türk boylarynyn yerle?im alanyny gösteren) bulunmaktadyr.
Etnografik bir eser olarak kabul edilir.
Zamanynda konu?ulan ve yazylan Türk lehçelerindeki 7500 Türkçe kelimeye Arapça kar?ylyklar veren ve harf syrasyna göre düzenlenmi? bir sözlük durumundadyr.
Ayryca manzum-mensur parçalar (sav, sagu, ko?uk), örnekler ve bazy olaylarla donatylmy? bir ansiklopedidir.
Zamanyn Türk tarih ve efsanelerine, co?rafya, halk edebiyaty ve folkloruna dair geni? bilgiler vererek Türkoloji'nin temellerini atmy?tyr.
3. Atabetü'l-hakayyk
“Hakikatlerin e?i?i” anlamyna gelir.
12. yy’da Edip Ahmet Yügnekî tarafyndan yazylmy?tyr.
Didaktik bir eserdir, ahlak ve ö?üt kitabydyr.
Cömertlik, ilim, do?ruluk gibi konulary i?ler.
Aruz ve hece ölçüsü birlikte kullanylmy?tyr.
Nazym biçimi mesnevidir.
Hakaniye (Ça?atay) Türkçesiyle yazylmy?tyr.
4. Divan-y Hikmet
Mutasavvyf Hoca Ahmet Yesevi tarafyndan 12. yy.da yazylmy?tyr.
Ylâhî a?kyn, ibadetin, cennetin vb. konu edildi?i didaktik bir eserdir.
7’li ve 12’li hece ölçüsüyle yazylmy?tyr.
Dörtlükler halinde yazylmy?tyr. Dörtlüklerin ady eserde “hikmet”tir.
Tasavvufi bir eserdir.
Dili oldukça sadedir.
5. Kitab-y Dede Korkut
Destandan halk hikâyesine geçi? dönemi ürünüdür.
12 hikâyeden olu?ur.
Eserde bir yandan Türklerin Yslâm öncesi hayatlary anlatylyrken di?er yandan Yslâm’a ait unsurlara da yer verilir.
Dede Korkut, hikâyelerin içinde ady geçen, ya?ly, bilge, meçhul bir halk ozanydyr.
Eser 15. yy.da yazyya geçirilmi?tir.
Nazymla nesir iç içedir.
Kahramanlyk, yi?itlik, boylar arasy sava?lar, a?k, aile birli?i eserde i?lenen konular arasyndadyr.
Özellikle Deli Dumrul hikâyesinde oldu?u gibi Türk aile yapysy, aile ba?lary, ailenin kutsally?y önemli yer tutan bir konudur.
B. Türk Halk Edebiyaty
Türk Edebiyaty, Yslâmiyet’in kabulünden ve tarihindeki siyasî geli?melerden dolayy Anadolu beylikleri, Selçuklu ve Osmanly Ymparatorlu?u dönemlerinde iki farkly tarzda geli?me göstermi?tir:
1. Saray, konak, medrese ve bunlara yakyn çevrelerde tahsilli ki?ilerin yaratty?y ve Arap ve Fars gelene?ine dayanan Klâsik Türk Edebiyaty veya Divan Edebiyaty.
2. E?itimleri daha çok sözlü kültür birikimine dayanan, daha çok kyrsal kesime ve yeniçeri ocaklaryna has olan ki?ilerin, din ve tasavvuf çevrelerinden olan ki?ilerin ve halkyn kendisinin olu?turdu?u ve Orta Asya gelene?ine dayaly Türk Halk Edebiyaty.
Bugün de bir ölçüde ya?amakta olan Türk Halk Edebiyaty gelene?i, Türklerin Orta Asya edebiyat geleneklerinin Yslâmiyet ve yeni ya?ayy? ?art ve ?ekilleri içinde tekabül etmi? millî edebiyatlarydyr.
Türk Halk Edebiyaty, dy? yapyda ve bir ölçüde icra töresinde mü?tereklik gösteren muhteva ve fonksiyonlary ile farkly olan Anonim (din dy?y), A?yk tarzy (din dy?y) ve Tekke (dinî) edebiyatyndan olu?ur.
Türk Edebiyaty içinde yer alan ve ayny zamanda folklorun da bir alt disiplini olarak de?erlendirilen Halk Edebiyaty; edebî zevk, dü?ünce ve anlatym gücüne ula?my? â?yk ve tekke tarzy sahibi belli eserlerle, malzemesi dile dayaly destan, efsane, halk ?iiri, mani, a?yt, türkü, bilmece, masal, halk hikâyesi, fykra, atasözü, deyimler, tekerlemeler gibi sözlü gelenekte ya?ayyp ku?aktan ku?a?a aktarylan anonim ürünlerden olu?ur.
Halk Edebiyaty kavramy içinde toplanan bu türlerin bir bölümü günümüzde de bazy bölgelerde dinamik olarak ya?amaktadyr.
Çok zengin ve çe?itlilik gösteren sözlü edebiyattaki anlatym türleri ve manzum eserler özellikle kyrsal kesimde ya?ayan halkyn kültür birikimini sa?lamakta, duygu, dü?ünce ve hayal hazinelerini zenginle?tirmektedir.
Do?u Anadolu bölgesinde canly olarak devam eden Â?yklar gelene?i, kahvelerde, dü?ünlerde, bayramlarda, sohbetleri zenginle?tirirken, ayny zamanda dinleyenleri dü?ündürmekte ve e?lendirmektedir.
Nasrettin Hoca, Bekta?î, Laz ve benzeri tipler etrafynda te?ekkül etmi? ve etmekte olan fykralar güldürürken dü?ündürmekte toplumu ve ki?ileri ele?tirirken anlatany ve dinleyenleri daha iyiye, daha güzele yöneltmektedir.
Bilmeceler yeti?en genç nesillerin zihin geli?imine yardymcy olmaktadyr.
Atasözleri ve deyimler eski nesillerin tecrübelerini ve tavsiyelerini yeni nesillere aktarmaktadyrlar.
Millet hayatyndaki, sava?lar, göçler, destanlarda anlatylmy?, ölenlerin ardyndan yakylan a?ytlar ve her konuyu i?leyen türküler kederi, ne?eyi ve sevgiyi yansytmaktadyr.
Dini ve kutsî ya?ayy?taki heyecan ve vecd ilâhîlerle anlatylmy?, â?yklar Türk dilinin anlatym gücünü, inceli?ini musiki ile dile getirerek yüzyyllarca ya?atmy?lardyr.
Türk halk edebiyatynyn ba?lyca özellikleri
Türk halk edebiyaty 12. yy.dan ba?layarak Anadolu’da dinî ve din dy?y olmak üzere iki koldan geli?meye ba?lamy?tyr.
Halk edebiyatynda daha çok ?iir türünde ürünler verilmi?tir.
17. yy.da halk hikâyesi ve halk tiyatrosu türlerinde de ürünler verilmi?tir.
?iirde Nazym birimi dörtlüktür.
Ölçü, millî ölçümüz olan hece ölçüsüdür. Hecenin en çok 7’li, 8’li ve 11’li kalyplary kullanylmy?tyr. Fakat ?ehirde ya?amy?, medrese e?itimi almy? bazy ozanlar aruzu da kullanmy?lardyr.
Genellikle yarym kafiye kullanylyr. Daha çok redifle ahenk sa?lanyr. Kafiyenin yany syra “ayak” da söz konusudur.
?iirler (önceleri kopuz, ?imdilerde) ba?lama e?li?inde okunur.
Dil halkyn kullandy?y Türkçedir.
Konu, ?ekil ve dil bakymyndan dy? tesirlerden uzaktyr.
Nazym ?ekil ve türleri arasynda türkü, ko?ma, mani, ninni, semai, varsa?y, destan, ilâhî, nefes sayylabilir.
?iirlerin konuya göre özel ba?lyklary olmaz. Türe ve ?ekle göre genel adlary vardyr: ko?ma, destan vb.
Konular, halkyn sürekli iç içe oldu?u, a?k, tabiat, ayrylyk, hasret, ölüm, yi?itlik, din, ?ikâyet gibi konulardyr. Daha çok somut konular i?lenir.
Halk edebiyatynyn da kendine özgü mazmunlary, mecazlary vardyr. Sevgilinin ka?y, gözü, yana?y, boyu her ?iirde aynydyr.
Nesirde Nesir halk edebiyatynda nazma göre çok çok önemsiz kalmy?tyr. Çünkü duygu ve dü?üncelerin kalycyly?y ?iirle daha kolay sa?lanmaktadyr.
Nesir örnekleri arasynda halk masallary, halk hikâyeleri, efsaneler, ata sözleri, deyimler, halk tiyatrosu, bilmeceler, fykralar sayylabilir.
Bunlardan en yaygynlary -tür olarak- masallar, hikâyeler ve efsanelerdir.
Ata sözü, bilmece ve deyimler zaten -halkyn ürünü olmakla beraber- her alanda herkes tarafyndan kullanylmaktadyr.
Anonim Halk Edebiyaty
Hece ölçüsünü esas alan ürünlerle, atasözü, destan, masal, hikâye, efsane, fykra, ninni, türkü, bilmece, mani, a?yt gibi söyleyenini genellikle belirleyemedi?imiz sözlü ürünler "anonim halk edebiyaty" ady altynda toplanmaktadyr.
Tamamen sözlü bir edebiyattyr. Ürünler sözlü yolla olu?ur; yine a?yzdan a?yza aktarylarak yayylyr.
Â?yk Tarzy Türk Edebiyaty
?iirini, a?k, do?a, kahramanlyk gibi konularda, sazyyla birlikte söyleyen ?airlere Yslâm’dan önce “ozan”, “baksy”, “kam” denilirken, Yslâm’yn kabulünden sonra “â?yk” ya da “saz ?airi” denmi?tir. Â?yk, bir yönüyle eski destan (epope) gelene?i sürdüren, ama ba?ka bir yönüyle, adynyn da belirtti?i gibi “sevda ?iirleri” (lirik türden ?iirler) söylemekle görevlenmi? bir sanatçydyr.
Bu â?yklaryn olu?turdu?u edebiyata da “â?yk tarzy Türk edebiyaty” denir.
Â?yk tarzy Türk edebiyaty (?iiri), Anadolu’da XVI. yy.dan sonra -daha önce de var olmasyna ra?men- anonim halk ?iirinin etkisinde geli?en ve saz ?airlerinin meydana getirdi?i bir edebiyattyr.
Önceleri anonim halk ?iirinin etkisinde ve dili sade iken zamanla klâsik ?iirin etkisine girmeye ba?lamy? ve dili de buna paralel olarak kysmen sadeli?ini kaybetmi?tir.
Â?yk edebiyaty ?iirden ibarettir. Bu ?iir din dy?y bir ?iirdir; â?yk da denilen ?airlerin kopuz, ba?lama, cura, tambura e?li?inde söyledikleri sözlü-besteli edebiyat türüdür.
Geli?me alanlary arasynda kahvehaneler, asker ocaklary, kervansaraylar, bozahaneler, tekkeler, konaklar vardyr.
Halk â?y?y sözünün yerine "halk ozany" ifadesi de kullanylyr. Halk â?yklary hemen her konuda sayysyz eserler byrakmy?lardyr. Bu ürünlerin önemli bir bölümü okuma yazma bilmeyen â?yklarca irticalen söylendi?i için unutulmu? bir bölümü de cönklerle, yazyly olarak korunmu?tur.
Â?yk, Türk Halk Edebiyatynda XVI. yy’yn ba?yndan itibaren görülen ?air tipidir.
Â?y?yn ?airlik gücünü rüyasynda pirin sundu?u “a?k badesini” içmekle ve “sevgilisinin hayalini” görmekle kazandy?yna inanylyr. Rüyada genellikle â?yk adayynyn kar?ysyna bir sevgili veya saz çykmaktadyr. Rüyalaryn süsü ak sakally bir dervi? ve bazen bir bazen üç dolu bardaktyr. Barda?yn rüyada tas hâlinde görülmesine de syk syk rastlanyr. Ozanlara rüyada sunulan taslaryn içindeki mayilere “a?k dolusu” denir. Fars Edebiyaty’nyn etkisiyle bâde adyny da almaktadyr. Bunlar; erlik, pirlik ve a?k badesi diye adlandyrylyrlar.
Â?yklar, saz ?airli?ini usta â?yklaryn yanynda ö?renir, sonra onlardan mahlâs alarak diyar diyar gezmeye, ellerinde saz ?iirler söylemeye ba?larlar.
Â?yklarymyz genellikle bir usta â?y?yn yanynda yeti?irler. Ondan hem usta deyi?lerini hem de sanatyn icrasyna ili?kin yol ve yöntemleri ö?renirler. Â?yk meclislerinde, kahvelerde bu ustalaryn sanatlaryny icra edi? biçimlerini yeterince kavradyktan sonra, ustala?an ozanlarda kendilerine çyrak alyrlar ve gelenek bu ?ekilde devam eder.
Â?yk, bilgi, duygu ve becerisini yapty?y aty?malarda gösterir. Aty?malardaki amaç; yary?mak ve kazanmaktyr. Aty?malarda en az iki â?yk kar?y kar?yya gelir. Mecliste bulunan saygyn bir ki?inin ya da usta bir ozanyn ayak söylemesiyle aty?ma ba?lar. Aya?a uygun dörtlük söyleyemeyen â?y?yn yenilgisiyle aty?ma sona erer.
Â?yk Edebiyatynyn ba?lyca unsurlaryndan birisini hikâye anlatma olu?turur. Saz ?airleri içerisinde gelene?e ba?ly olanlaryn ço?u â?yk meclislerinde hikâye anlatyrlar. Bir kysym usta saz ?airleri ise, bir yandan usta maly halk hikâyeleri anlatyrken bir yandan da kendi düzdükleri hikâyeleri anlatyrlar. Çyldyrly Â?yk ?enlik, Erci?li Emrah, Sabit Müdami gelene?e bu yanyyla katkyda bulunmu? saz ?airleridir.
Tunguzlaryn, “?aman”; Mo?ollaryn ve Boryatlaryn “bo” veya “bugue”; Yakutlaryn “oyun” (ouioun); Altay Türklerinin “kam”; Samoyetlerin “tadibei”; Finovalaryn “tietoejoe” (bakycy); Kyrgyzlaryn “baksy/bak?y”, O?uzlaryn “ozan” dedikleri ve halk arasynda büyük bir yer ve ehemmiyetleri olan bu temsilciler, toplumun ya?am biçimlerini dü?ünce ve duygularyny, olaylara baky? açylaryny ?iirleriyle dile getirmi?lerdir.
A?yklyk gelene?i Anadolu co?rafyasynda bugün de canly olarak ya?atylmaktadyr.
Â?yk tarzy Türk ?irinin nazym ?ekil ve türleri ?unlardyr:
?ekiller: ko?ma, semai, varsa?y, destan.
Türler: güzelleme, koçaklama, ta?lama, a?yt.
Â?yk edebiyatynyn önemli temsilcileri:
13. yy: Yunus Emre
16. yy: Karacao?lan, Pir Sultan Abdal,
17. yy: Köro?lu, Â?yk Ömer, Gevherî, Kayykçy Kul Mustafa, Erci?li Emrah
19. yy: Dadalo?lu, Dertli, Erzurumlu Emrah, Batburtlu Zihni, Seyrani, Ruhsati...
20. yy: Â?yk Veysel, Murat Çobano?lu, ?eref Ta?lyova, Sefil Selimi...
Günümüz Halk Edebiyaty Genel Özellikler Türk halk edebiyaty Anadolu’da 13. yy.da Yunus Emre’yle ve 14. yy.da yazyya geçirilen Dede Korkut Hikâyeleri’yle ilk olgun ürünlerine vermeye ba?lamy?tyr.
Anadolu’da “ozan”yn ve “kopuz”un yerini “â?yk” ve “ba?lama” almy?tyr.
Ba?tan beri anonim olarak süregelen halk edebiyaty özellikle 15. yy.dan itibaren hem anonim hem de ki?isel ürünlerle geli?mesini sürdürmü?tür. Son dönem Türk halk edebiyaty sadece ki?isel ürünlerle kendini göstermektedir.
?ehirde ya?ayan eski halk ?airleri divan ?iirinden de etkilenmi?, günümüz halk ?airleri ise konu ve tema bakymyndan ?iiri daha da geni?letmi?leridir.
?ekil bakymyndan halk ?iirinde de?i?iklik görülmez; muhteva ise de?i?en zamanyn ve di?er edebiyat dallarynyn tesiriyle ça?da?la?my?tyr. Buna ra?men mazmunlar, syfatlar, dertler, sevinçler aynydyr.
Â?yk Veysel, Ali Yzzet Özkan, Talibî Co?kun, Erzurumlu ya?ar Reyhanî, ?eref Ta?lyova, Karsly Murat Çobano?lu günümüz halk ?iirinin ba?lyca temsilcileridir.
Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyaty
Dinî-Tasavvufî Türk edebiyaty Yslâmiyet’in ve Tasavvufun etkisiyle ortaya çykmy?tyr.
Yslâmiyet’in kökle?ip yayylmasynda büyük etkisi olan tasavvuf, zamanla edebî eserlerde de i?lenmi?, din ve tasavvuf, edebiyat aracyly?yyla yayylmaya çaly?ylmy?tyr.
Tasavvuf, fizik ötesi gerçekleri, insany, insanly?y ve evreni kapsayan bir dü?ünce düzeni, bir din felsefesidir. Kalbi dünya alâkalaryndan ayyrarak, Allah sevgisiyle doldurmayy amaçlayan tasavvuf, bir dü?ünü? ve inanç sistemidir. Yçinde ya?ady?ymyz âlemin esrary nedir? Niçin ya?yyoruz? Niçin geldik bu dünyaya? Biz neyiz? Ya?amanyn anlamy, var olmanyn asly, gerçek ba?langyç ve son nelerdir? Y?te tasavvuf bu sorulara cevap vermeye çaly?yr.
Tasavvufa göre her ?eyin kayna?y Tanry’dyr. Evrenin varly?y Tanry’nyn güzelli?inin yansymasydyr. Tanry tek güzelliktir ve tek varlyktyr. Ynsanlar da Tanry’nyn birer parçasydyr. Ynsan yaratylmakla, dünyaya gönderilmekle aslynda gurbete gönderilmi?tir. Herkes ona kavu?mak için çaly?malydyr. O’na kavu?mak için çabalayanlara ve O’nun mutlak ve e?siz güzelli?ine hayran olanlara â?yk denir. Mutasavvyf ise â?yk olmanyn yany syra, tasavvuf felsefesini yazy ve ?iirlerinde i?leyen, insanlara tasavvufu, dolayysyyla insan ve Allah sevgisini a?ylayan ki?ilerdir.
Bunlardan Hoca Ahmet Yesevî (Öl.1167), Anadolu Türklerinin geli?tirdi?i tasavvuf edebiyatynyn ilham kayna?ydyr. Onun Divan-y Hikmet adly tasavvufî eseriyle ve Orta Asya’dan Anadolu’ya gönderdi?i ö?rencileriyle Türk Tasavvuf edebiyatynyn XIII. yy.da temelleri atylmy?tyr. Bu edebiyat, Bekta?îlik tarikatiyle geli?mi?, Yunus Emre ile en mükemmel anlatym yetene?ine ula?my?tyr.
Yunus Emre’yi bu kadar üne kavu?turan bir ba?ka özellik de dinî-tasavvufî konulary ayrymsyz bir insan sevgisiyle anlatmy? olmasydyr. XIII asryn ikinci yarysyyla XIV. Asryn ba?larynda ya?amy? olan Yunus Emre, ?iirde çy?yr açmy? büyük sufî ve ?airdir. Yunus Emre; Divan, A?yk, Tekke ve Tasavvuf Edebiyat tarzlarynyn her üçünde de etkili olmu?tur. Eserlerini sade bir dille söylemi?, hem heceyi hem aruzu kullanmy?, lirik ?iirin en güzel örneklerini vermi?tir.
Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatyna Tekke edebiyaty da denir.
Dinî-Tasavvufî Türk edebiyatynda asyl olan sanat yapmak de?il, dinî-yazavvufî dü?ünceyi yaymaktyr. ?air, mensup oldu?u tarikatin dü?ünce sistemini, felsefesini yaymak için ?iiri bir araç olarak kullanmy?tyr. Bunda anonim halk edebiyatynyn büyük etkisi olmu?tur.
Tekke ?airlerinin ço?u tarikatlerde yeti?mi? ?eyh ve dervi?lerdir. Onlar dinî inançlary yasaklama ve korkutma yöntemiyle de?il, insany, Allah’y, tabiaty, cenneti vb. sevdirmekle yaymy?lardyr.
Tekke ?iir, halk ?iirinden de divan ?iirinden de nazym ?ekilleri almy?tyr.
Hem aruz hem hece vezni kullanylmy?tyr.
Dil sadedir, çünkü halka yöneliktir.
Önemli temsilcileri:
13. yy: Mevlânâ, Sultan Veled, Yunus Emre (Divan, Risaletün-nushiye)
14. yy: Â?yk Pa?a
15. yy: Süleyman Çelebi, Hacy Bayram Veli, E?refo?lu Rumî
16. yy: Pir Sultan Abdal
C. Klâsik Türk Edebiyaty
Divan Edebiyaty ba?langyçta iki yabancy gelenek olan Arap-Fars (özellikle Fars) edebiyatlary gelene?ine dayanarak kurulmu?, zaman içinde taklidi a?an Osmanly terkibi ve üslûbuna ula?arak millî edebiyat hüviyetini kazanmy?tyr.
Klâsik Türk edebiyaty gibi Baty tesirinde geli?en Türk edebiyaty da zamanla kendi benli?ini kazanmy?tyr. Do?u? ve geli?me serüvenleri birbirine benzer.
Yslâmîyet’in yerle?mesi sürecinde olu?maya ba?layan bir edebiyattyr. Bundan dolayy konulary arasynda din, Allah, peygamber, tasavvuf vb. önemli bir yer tutar.
13-19. yüzyyllar arasynda ürün veren bu edebiyata ?airlerinin ?iirlerini “divan” ady verilen yazmalarda toplamalary dolayysyyla Divan edebiyaty denir.
Bu edebiyat, medrese kültürüyle yeti?en aydyn ?airlerin Arap ve Yran edebiyatyny örnek alarak olu?turduklary klâsik bir edebiyattyr. Zamanla bu taklit sona ererek özgünlük yakalanmy?tyr.
Klâsik Türk edebiyaty, eski Türk edebiyaty, yüksek zümre edebiyaty diye de adlandyrylyr.
Aydyn tabaka, yüksek zümre edebiyaty denmesinin sebebi bu edebiyaty yapanlaryn ve ona ilgi gösterenlerin seçkin çevrelerden olu?u olarak gösterilir. Bu bir iddiadan öteye gitmi? de?ildir.
Klâsik edebiyatta nesirden çok nazym önemlidir. Nesirde de nazym unsurlary (seci, ahenk vb) kullanylmy?tyr. Nesirdeki dil nazma göre daha anla?ylmazdyr.
Bu edebiyatta ?ekil ve muhteva bakymyndan belirli kalyplar vardyr: güzellik anlayy?y, mecazlar...
Tezkireler, ?airlerin hayatlaryny anlatan ve ?iirlerinden örnekler veren eserler olarak bu edebiyatyn tarihinin ve ba?arysynyn vesikalarydyr.
Divan ?iirinin Ba?lyca Özellikleri
Divan ?iirinin kökleri Yslâm öncesi Arap ?iirine dayanyr.
Bu ?iir tarzy Yslâmiyet’ten sonra, bu dine giren çe?itli milletlerin katkysy ile önce Arapçada, daha sonra Farsça ile Do?u ve Baty Türkçelerinde, en sonra da Hint Müslümanlarynyn yazy dili olan Urducada geli?mi?tir.
Nazym birimi genel olarak “beyit”tir. Dört ve daha fazla dizeden olu?an bentler de kullanylmy?tyr.
Ölçü aruz ölçüsüdür. Son zamanlarynda az da olsa hece kullanylmy?tyr.
Tuyu? ve ?arky hariç bütün nazym ?ekil ve türleri Fars edebiyaty aracyly?yyla Arap edebiyatyndan alynmy?tyr.
Kelime ve kelime gruplary yönünden Arapça ve Farsçadan oldukça çok etkilenmi?tir. Süslü, sanatly ve a?yr bir dil kullanmy?lardyr.
Redif ve kafiyeye önem verilmi?tir. Göz için kafiye esastyr, tam ve zengin kafiye kullanylmy?tyr.
?iirlerin (kasideler ve mesneviler hariç) belli bir ady yoktur. ?iirin sonunda ?airin mahlasy (takma ady) geçer.
Nazym ?ekil ve türleri kesin synyrlarla birbirinden ayrylmy?tyr.
?iirlerde genellikle konu bütünlü?ü olmady?y gibi bütün güzelli?ine de?il parça güzelli?ine önem verilir. Kysmen kasidede ama özellikle mesnevilerde konu bütünlü?ü vardyr.
Sanat için sanat ön plândadyr.
Anlam da söyleyi? de son derece önemlidir. Bu yüzden söz sanatlary bolca kullanylmy?tyr.
Konular genellikle gerçek hayattan uzaktyr. A?k, sevgili, ölüm, ystyrap, ?arap, övgü ve din gibi konular en çok i?lenen konulardyr. Soyut konular i?lenir.
Duygu ve dü?ünceler, kalypla?my? “mazmun”larla anlatylyr. Fikirler ve duygular neredeyse ortaktyr. Boyun servi; ka?y keman; çenenin elma; a?zyn nokta olu?u her ?airde aynydyr.
Divan ?airlerinin müstakil dünya görü?leri ve felsefeleri yoktur. Hepsi ayny fikirleri de?i?ik bir biçimde söylemi?lerdir.
Divan ?airleri Fars edebiyatynyn üstatlaryna yeti?meyi hedefleyip zamanla onlary geçtikleri gibi birbirlerine de benzemeye çaly?my?lardyr. Bundan dolayy nazirecilik gelene?i olu?mu?tur.
?airin ki?ili?ini ve büyüklü?ünü, söyleyi? orijinalli?i ve güzelli?i sa?lar.
Divan ?airi daima a?yktyr. Bu a?k onulmaz dert olmakla beraber ?air bu dertten memnundur, onlara göre bu derdin dermany gene bu derdin kendisidir. Hatta zamanla be?erî a?k yerini Allah a?kyna byrakyr. Bu sebeple â?yk mecazî sevgilisine kavu?mak istemez.
En ba?aryly ve tanynmy? divan ?airleri Baki, Fuzuli, Nedim ve Nefi'dir.
Divan Nesri
Divan edebiyatynda nesre in?a, nesir yazana mün?i, nesirlerin toplandy?y eserlere mün?eat denir. Nesir türündeki eserler; tarihler, mün?eat, tezkireler; ilmî, dinî ve ahlâkî eserlerdir.
Divan nesri üç bölümde incelenir:
Sade Nesir
Halk için yazylan sade anlatymly nesirlerdir.
Bu nesirle halka yönelik masal, efsane, öykü, destan, dinî ve tasavvufî konular anlatylyr.
A?ykpa?azade Tarihi, Mercimek Ahmet’in Kabusname’si, Kul Mesut’un Kelile ve Dimne çevirisi, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’si bu nesrin önemli örnekleridir.
Orta Nesir
Tarih ve bilim kitaplarynda gördü?ümüz nesirdir. Ustalyk göstermek amacy güdülmedi?i hâlde dili sade nesirden a?yrdyr. Katip Çelebi’nin bazy eserleri ve Naima’nyn kendi adyyla anylan tarihi bu nesre örnektir.
Süslü ve Sanatly Nesir
Seciler (düz yazyda kafiye), söz ve anlam sanatlary, ba?laçlarla uzayyp giden cümleler bu nesrin ayyrycy özelli?idir.
Dili, yabancy söz ve tamlamalarla yüklüdür.
Sanatçy bu nesirle ustaly?y göstermeye çaly?yr.
Süslü nesir, ahlâk ve felsefe konularyny i?ler ve bazy mektuplarda görülür.
Sinan Pa?a’nyn Tazarruname’siyle Veysî ve Nergisî’nin nesirleri bu türün örnekleridir.
Nesir Türleri:
Mün?eat: Mektuplar ve düzyazy örnekleri.
Tarih: Tarihî olaylary anlatan eserler. Örn: Naima, Ne?rî...
Siyer: Peygamberimizin hayaty ve sava?lary.
Tezkire: Çe?itli synyftan me?hur insanlaryn, özelikle ?airlerin biyografileri. Örn: Ali ?ir Nevai, Mecalisün-nefais; Lâtifî, Tezkire; Sehî, Tezkire; Kynalyzade Hasan Çelebi, Tezkiretü?-?uara...
Surname: Büyük dü?ün törenleri.
Gazavatname: Çe?itli kahramanlaryn sava?lary.
Seyahatname: Gezi yazylary Örn: Evliya Çelebi, Seyahatname (17. yy.).
Hilye: Peygamberimizin iç ve dy? özellikleri.
Yüzyyllara göre Divan edebiyaty
13. yy Hoca Dehhanî Ylk divan ?airi olarak kabul edilir.
Din dy?y konularda ve lirik ?iirler yazmy?tyr. A?k en önemli temadyr.
Sultan Veled Mevlevilik tarikatinin kurucusu ve Mevlânâ’nyn o?ludur.
?eyyad Hamza Lirik ?iirleriyle tanynyr.
14. yy. Ahmedî Din dy?y ve ?iirleri vardyr.
Divan ?iirinin ilk ba?aryly ?airi kabul edilir.
Eserleri: Cem?id ü Hur?id (mesnevî), Yskendername (mesnevî), Divan...
Nesimi Tasavvufî ve lirik ?iirleriyle, özellikle tuyu?laryyla tanynyr. ?iirleri co?kulu ve akycydyr.
Azerî Türkçesi ile yazmy?tyr.
Sonraki ?airleri de etkilemi?tir.
Divany vardyr.
Â?yk Pa?a Garipname’si me?hurdur.
15. yy. ?eyhî Harname adly mesnevisi ünlüdür. Mesnevi hiciv türündedir. Hüsrev ü ?irin adly bir mesnevisi daha vardyr.
Bir gazel ?airidir.
Asyl mesle?i hekimliktir.
Süleyman Çelebi Mevlid’i ünlüdür.
Necatî Bey Ahmet Pa?a Ali ?ir Nevaî Ça?atay ?airidir. Eserlerini Ça?atay Türkçesi ile yazmy?tyr.
Lirik ?iirleri vardyr.
Çok sayyda eser vermi? önemli bir ?airdir. Otuza yakyn eseri vardyr.
Edebiyatymyzdaki ilk ?airler tezkiresi olan (biyografi) Mecalisü’n-Nefais ona aittir.
Hamse’si de ünlüdür.
Muhakemetül-lûgateyn adly eseri ünlüdür. Eserde Türkçe ile Farsçayy kar?yla?tyrarak Türkçeyi üstün tutmu?tur. Eseri, o dönemde Türkçenin ikinci plâna itilmesine tepki olarak ve yeni yeti?en ?airlere Türkçenin de üstün bir ?iir dili oldu?unu kanytlamak için yazmy?tyr.
16. yy. Bakî (1526-1600) Divan ?iirinin üstatlaryndandyr.
Kanunî döneminin ihti?amy onun ?iirlerine de yansymy?tyr.
Yyi bir medrese e?itimi almy?tyr.
Çe?itli medreselerde müderrislik yapmy?tyr. Kadylyk görevlerinde bulunmu?tur.
Çok istedi?i ?eyhülislâmlyk mertebesine gelememi?tir.
Rindane gazel ?airidir. Dünya zevkini, hayattan kâm almayy prensip edinmi?tir.
Daha çok din dy?y konulary i?lemi?tir. A?k, tabiat, devrin zenginli?i ?iirlerinin konularydyr.
?iirlerinde tasavvufa da yer vermi?tir.
Ahenkli bir dili vardyr. söyleyi?e önem vermi?tir.
Söz sanatlaryny da ba?aryyla kullanmy?tyr.
Sultanu?-?uara unvanyny kazanan ?air, divan ?iirini Yran ?iiri seviyesine yükseltenlerdendir.
Divanynyn yany syra ba?ka eserleri, nesirleri de vardyr.
Kanunî Mersiyesi me?hurdur.
Fuzulî (1495-1556) Divan edebiyatynyn en büyük ?airi olarak kabul edilir.
O bir gazel ?airidir.
Ba?datlydyr. Kerbelâ’da ya?amy?, türbedarlyk yapmy?tyr. Hayaty sykyntylar içinde geçmi?tir.
Yyi bir e?itim görmü?, Arap ve Fars dillerini ö?renmi?tir.
?iirlerini Âzerî Türkçesi ile yazmy?tyr.
Tasavvuf ve a?k ?iirinin vazgeçilmez konularydyr.
Onun a?ky mecazî a?k de?il hakikî a?ktyr. Mecazî a?ky -tasavvuf anlayy?yna uygun olarak- hakikî a?ka bir köprü olarak kullanmy?tyr. A?k acysyndan ho?nuttur. Derman istemez. Kavu?mayy da istemez. Çünkü bilir ki derman ve kavu?ma a?ky bitirecektir.
Istyrabyn yanynda rintlik de vardyr ?iirlerinde.
Fuzulî ilme çok önem verir. Ylimsiz ?iirin temelsiz duvara benzedi?ine inanyr.
Mesnevi dalynda da Leylâ vü Mecnun’u me?hurdur. Leylâ ile Mecnun a?kyny en içli bu eser dile getirmi?tir denilebilir. Eser daha sonra yazylan ve ayny ady ta?yyan eserlere örnek ve esin kayna?y olmu?tur.
?ikâyetname, onun hiciv türünde yazdy?y bir mektuptur. Türk edebiyatynda hicve de mektuba da önemli bir örnektir.
Eserleriyle sonraki divan ve bazy halk ?airlerine önderlik etmi?tir.
Türkçe ve Farsça divanynyn yanynda Leylâ vü Mecnun (mesnevi), Hadikatüs-süeda, Beng ü Bade, ?ikâyetname, Sakîname (Heft Cam), Tercüme-i Hadis-i Erbain, Rind ü Zahid, Syhhat ü Maraz, Muamma Risalesi, Matlaul-itikad, adly eserleri ve Türkçe mektuplary vardyr.
Ba?datly Ruhî Sosyal aksaklyklary i?leyen Terkib-i Bend’i en önemli eseridir.
17. yy. Nef’î (1575-1633) Erzurum do?umludur.
Yyi bir medrese e?itimi almy?tyr.
?iirde sözün gücüne, yani ?airaneli?e önem vermi?tir. Ona göre söyleyi? ve ses unsuru son derece önemlidir.
Dili oldukça a?yrdyr. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalary fazlaca kullanmy?tyr. Fakat dili akycydyr.
Divan edebiyatynyn en önemli kaside ?airidir. ?öhretini kasideleri ile sa?lamy?, ?airaneli?ini kasideleriyle ortaya koymu?, kendini en mübalâ?aly ?ekilde kasidelerinde övmü?tür.
Ölçü tanymayan bir ?airdir. Överken göklere çykaryr, yerdi?inde de adeta yerin dibine geçirir.
En önemli eseri divanydyr. Siham-y Kaza eserinde hicivlerini toplamy?tyr.
Nabî Hikemî ?iirin öncüsüdür. Didaktik ?iirleriyle ünlüdür. Ya?ady?y dönemin (gerileme dönemi) etkisiyle toplumun aksayan yönlerinden hareketle ö?üt verici ?iirler yazmy?tyr.
Hayrabat ve Hayriye mesnevileriyle divany vardyr.
18. yy. Nedim (1680-1730) “Haddeden geçmi? nezaket yâl ü bal olmu? sana
Mey süzülmü? ?i?eden ruhsar-y al olmu? sana”
Lâle devri ?airidir.
Bir gazel ?airidir. ?arkyda da en önemli isim odur.
Devrin zevkini ve e?lencesini ?iirlerinde i?lemi?tir.
?iirlerinde zevk, safa, çapkynlyk (seviyeli), nükte, zarafet, a?k, ?arap, tabiat, ne?e ve musikî bir aradadyr. Dinî konulara hiç yer vermemi?tir.
?iirde divan edebiyatynyn katy kurallarynyn dy?yna çykarak mahallile?me cereyanyny ba?latmy?tyr. ?iire halk ruhunu, deyimlerini, zevkini, co?kusunu, Ystanbul’u ve Ystanbul Türkçesini ?iirlerine yansytmy?tyr.
Dili yalyn, açyk, ahenkli ve akycydyr.
Söz sanatlaryny da ba?aryyla kullanmy?tyr.
En önemli eseri divanydyr.
?eyh Galip (1757-1799) Divan edebiyatynyn son büyük üstadydyr.
Mevlevî ?eyhlerindendir.
Dili süslü ve a?yrdyr.
?iirlerinde musiki önemlidir.
Sebk-i Hindî tarzynyn temsilcisidir.
Ba?lyca eserleri divany ve sembolik bir a?k hikâyesi olan Hüsn ü A?k’ydyr.
Hüsn ü A?k tasavvufî bir eserdir. Devir nazariyesini, Allah a?kyny, tarikat felsefesini bu eserinde i?lemi?tir. Hüsn-i mutlak olan Allah’y ve onun güzelli?ini bulma yolundaki â?y?yn ba?yna gelebilecekleri anlatmy?tyr
III. BATI ETKYSYNDE GELY?EN TÜRK EDEBYYATI (19. yy- )
Ça?da? Türk Edebiyaty, Osmanly Devleti’nin gerilemesinin hyzlandy?y, yapylan yeniliklerin ba?aryya ula?amady?y, batyya yönelme gere?inin duyuldu?u bir zamanda, yani 1839’da Tanzimat Fermany’nyn ilân edilmesiyle ba?layan medeniyet ve kültür de?i?ikli?i ve bu de?i?ikli?in dayandy?y Batylyla?ma olgusunun belirledi?i bir geli?im sürecinde de?erlendirilebilir.
19. yüzyylda Türk edebiyaty, batylyla?ma hareketine ba?ly olarak roman, hikâye, tiyatro gibi yeni türlerin denenmesiyle ça?da? bir çizgiye girdi.
Türk edebiyatynyn yönü baty dü?üncesinin temel alynmasy sonucu de?i?ti. Batyyla ili?kiler, aydynlaryn bir baty dilini ö?renmeleri, baty edebiyatyndan yapylan çeviriler, batydaki fikir akymlary ile tany?ma bir kültür ve medeniyet de?i?imini gündeme getirdi. Sosyal, ekonomik ve siyasî hayatta meydana gelen de?i?iklikler edebiyata da yansydy, Cumhuriyetin kurulu?una kadar arayy?lar devam etti.
1. Tanzimat Devri Türk Edebiyaty
Tanzimat Fermany ile beraber edebiyatta da batyya yönelme ba?lar.
Tanzimat dönemi edebiyatynyn kesin olmamakla birlikte ba?langyç tarihi olarak 1860 gösterilebilir. Bu tarih, Tercüman-y Ahval’in yayymlanmaya ba?layy? tarihidir.
Bu dönemde baty edebiyatlaryndan birçok yeni tür ve ?ekiller alynmy?; önceleri çevirme, sonralary taklit ve telif etmek suretinde bu türlerde eserler verilmi?tir.
Tanzimat Edebiyatynyn temsilcilerinin amacy baty örne?ine göre bir edebiyat yaratmak ve baty hayatyny tanytmak oldu?u için, sanatçylaryn hepsi edebiyat türlerinin romandan ?iire kadar en az bir kaçy ile örnekler yazmy?lardyr. Bu dönemde telif eserler yanynda çok sayyda tercüme ve adapte eser de Türk Edebiyatyna dahil edilmi?tir.
Bu dönemde yapylan yenilikler ve alynan türler ?unlardyr.
Gazete Bir yayyn organy olarak 1831’de çykmaya ba?layan Takvim-i Vakayi, resmî bir gazete idi.
Daha sonra yary resmî olarak 1840’ta Yngiliz Churchill tarafyndan Ceride-i Havadis çykaryldy.
Ylk edebî ve özel gazete ise 1860 yylynda ?inasî ve Âgâh Efendiler tarafyndan çykarylan Tercüman-y Ahvaldir.
Daha sonra ?inasî, 1862’de Tasvir-i Efkâr’y çykarmaya ba?lar.
Bunlaryn dy?ynda Muhbir (1866), Hürriyet (1867), Basiret (1869), Ybret (1871), Devir (1872), Bedir (1872) gazeteleri çykar.
Hikâye ve Roman Türk edebiyaty romanla ilk defa 1859’da kar?yla?yr. Yusuf Kâmil Pa?a Fenolen’in Telemak (Telemaque) adly romanyny tercüme eder.
Ylk yerli roman ?emsettin Sami’nin Ta??uk-y Talât ve Fytnat (1872)’ydyr.
Ylk hikâye Ahmet Mithat Efendi’nin Letaif-i Rivayet’idir.
Tiyatro Ylk tiyatro ?inasi’nin ?air Evlenmesi adly, iki perdelik, komedi türündeki eseridir. Eserde görücü usulü ile yapylan evliliklere gönderme yapylyr.
?iir Tanzimat döneminde en önemli yenilik ?iirde görülür.
?ekil olarak divan ?iirine ba?ly kalynmy?, fakat konu bakymyndan hem eski terk edilmi? hem de oldukça yeni ve çe?itli konular i?lenmi?tir.
Aruz ölçüsünün yanynda az da olsa hece kullanylmy?tyr.
Gazel, kaside, terkib-i bent gibi ?ekiller kullanylarak hak. Adaler, kanun, medeniyet, e?itlik hürriyet kavramlary i?lenmi?tir.
Tanzimat yazar ve ?airleri hem ya?adyklary dönem hem de -daha önemlisi- edebiyata baky? açylary ve i?ledikleri konular bakymyndan iki gruba ayrylyr:
a. Birinci Dönem (1860-1876 arasy)
1860-1876 yyllary arasynda Tanzimat edebiyatynyn birinci dönem temsilcileri ?inasi, Ziya Pa?a, Namyk Kemal, Ahmet Mithat Efendi, ?emsettin Sami ve Ahmet Vefik Pa?a'dyr.
Bu dönemde sanat toplum içindir görü?ü benimsenmi?tir.
Bu sebeple ?iirde söyleyi?e de?il fikre önem verilmi?tir.
Dilde sadele?me fikri savunulmu? ama uygulanamamy?tyr.
Hece vezni ve halk edebiyaty da savunulmu? ama sözde kalmy?tyr.
Divan edebiyatyna tümden kar?y çykylmy? ve a?yr bir dille ele?tirilmi?tir.
Fransyz edebiyaty örnek alynarak romantizmden etkilenilmi?tir.
Roman, tiyatro, makale gibi batydan alynan türler ilk defa bu dönemde kullanylmy?tyr.
Noktalama i?aretleri de ilk defa bu dönemde kullanylmy?tyr.
Kölelik ve cariyelik, romanlarda sykça i?lenmi?tir.
Romanlar teknik bakymdan oldukça zayyftyr. Yer yer olaylaryn aky?y kesilerek okuyucuya bilgiler verilmi?tir, uzun uzun tasvirler yapylmy?, tesadüflere sykça yer verilmi?tir.
Edebiyatçylar edebiyatyn yanynda devlet i?leriyle, siyasetle de bilfiil ilgilenmi?lerdir.
Dönemin edebiyatçylary
?inasi (1826-1871) Türk edebiyatynda yeniliklerin öncüsüdür.
1860’ta Tercüman-y Ahval’i (ilk özel gazete), 1862’de Tasvir-i Efkâr’y çykardy.
Ylk makaleyi (Tercüman-y Ahval mukaddimesi), ilk piyesi (?air Evlenmesi) o yazdy.
Noktalama i?aretlerini de ilk defa o kullandy.
La Fontaine’den fabllar tercüme etti.
Lamartin’den de manzum çevirileri vardyr. Ylk ?iir çevirilerini de o yapty.
Nesirlerinde dili sade; ?iirlerine ise a?yrdyr.
Tanzimat Fermany’ny ilân eden Mustafa Re?it Pa?a için yazdy?y iki kasidesi ünlüdür. Bu kasidelerdeki övgüleri divan ?iirindekinden daha abartylydyr.
O, ba?aryly bir ?air ve yazar olmamasyna ra?men baty edebiyatyndan alynan yeni türlerle edebiyatymyzyn batylyla?masynda en çok onun eme?i vardyr.
Eserleri: ?air Evlenmesi (Piyes; edebiyatymyzdaki ilk tiyatro eseri), Müntehabat-y E?ar (?iir), Divan-y ?inasi (?iir), Durub-y Emsal-i Osmaniye (ilk ata sözleri kitaby), Tercüme-i Manzume (çeviri ?iirler)
Ziya Pa?a (1829-1880) Do?u kültürüyle yeti?mi?, sonradan baty edebiyatyna yönelmi?tir.
Fikren yenilikçi olmasyna ra?men eserlerinde eskiyi, divan ?iiri gelene?ini devam ettirmi?, gazel ve kasideler yazmy?tyr.
En me?hur terkib-i bent ve terci-i bent ?airimizdir.
Harabat adly bir divan ?iiri antolojisi vardyr. Daha önce “?iir ve Yn?a”da divan ?iirinin bizim ?iirimiz olmady?yny, asyl ?iirimizin halk ?iiri oldu?unu söyleyen ?air, eski ?iir gelene?ini sürdürmü?, Harabat’ta â?yk ?iirini ele?tirmi?tir. Bunun yanynda sade dilden yanadyr, ama kendisi a?yr bir dil kullanyr. Bu onun içinde bulundu?u bir ikilemdir. Hem eskiyi ele?tirmekte hem de gelene?i devam ettirmektedir.
Eserleri: Harabat: Divan ?iiri antolojisi. Külliyat-y Ziya Pa?a/E?’ar-y Ziya: Divan ?iiri tarzyndaki ?iirleri (gazel, kaside ve ?arkylar) Terkib-i Bent, Terci-i Bent: Bugün dahi dillerden dü?meyen beyitleri vardyr. Zafername: Hiciv türünde bir kasidedir. Âlî Pa?a’yy yermek için yazmy?tyr. Rüya: Mensur. Defter-i Âmal: Hatyralary.
Namyk Kemal (1840-1888) Tanzimat edebiyatynyn en hareketli ve heyecanly ismidir.
Vatan ?airi olarak tanynyr. ?iirlerinden çok nesirleri ile tanynyr.
Edebiyatta hürriyet kavramyny ilk kullanan ?airdir. ?iirlerinde “hürriyet, vatan, kanun, hak, adalet” kavramlaryny i?lemi?tir. Hürriyet Kasidesi, Vatan ?arkysy ve Vatan Mersiyesi bu konulary içerir.
Namyk Kemal de eski kültürle yeti?mi?, divan ?iiri e?itimi almy?, gazeller, kasideler yazmy?tyr.
Fakat o da sonradan divan edebiyatyny ele?tirmi?tir. Ziya Pa?a’nyn Harabat’yna kar?y Tahrib-i Harabat’y yazarak eskiye olan tepkisini ortaya koymu?tur.
?inasi’nin kurdu?u Tasvir-i Efkâr’y, ?inasi Paris’e kaçynca Namyk Kemal çykarmaya ba?lady. Daha sonra kendisi de Ziya Pa?a ile Paris’e kaçarak orada Hürriyet gazetesini çykardy. Ystanbul'a döndükten sonra Ybret gazetesini çykardy.
Eserlerinde romantizmin etkisi görülür.
Tiyatroyu faydaly bir e?lence olarak görmü?tür.
Eserleri: Yntibah: Ylk edebî roman. Cezmi: Ylk tarihî roman. Tahrib-i Harabat, Takip: Ylk edebî ele?tiri. Ziya Pa?a’nyn Harabat’yny ele?tirmek için yazmy?tyr. Renan Müdafaanamesi: Ylk ele?tiri. Vatan Yahut Silistre: oyun Celâlettin Harzem?ah: oyun. Gülnihal: oyun. Onun en ba?aryly tiyatro eseridir. Âkif Bey: oyun Zavally Çocuk: oyun Kara Belâ: oyun Osmanly Tarihi, Kanije Muhasarasy, Yslâm Tarihi: tarih
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912) Edebiyat, tarih, co?rafya, ziraat, iktisat alanlarynda eserler vermi?tir.
Edebiyat yapmak için de?il, okuma zevki a?ylamak ve halky e?itmek gayesiyle yazmy?tyr.
En velût yazarymyz odur. Yazy makinesi olarak bilinir.
Asyl ilgi alanlary, gazetecilik, romancylyk ve hikâyeciliktir.
Otuz altysy roman olmak üzere iki yüze yakyn eseri vardyr. Romanlary tür bakymyndan çe?itlilik gösterir: macera, a?k, polisiye, tarih...
Dili sadedir, çünkü eser vermekteki amacy halky e?itmektir. Hatta romanlarynda olayyn aky?yny keserek okuyucuya bilgiler de vermi?tir.
Eserleri: Romanlary: Hasan Mellâh, Hüseyin Fellâh, Felâtun Bey’le Rakym Efendi, Paris’te Bir Türk, Yeniçeriler... Çykardy?y gazeteler: Bedir, Devir, Tercüman-y Hakikat Hikâyeleri: Letaif-i Rivayet
?emsettin Sami (1850-1904) Dil alanyndaki eserleri ile tanynyr.
Kamus-y Türkî adly sözlü?ü edebiyat ve dil alanynda en önemli eserlerdendir.
Kamus-y Arabî ve Kamus-y Fransevî: Di?er sözcükleri Kamusul-a’lâm: Ansiklopedik sözlük Sefiller: Hugo’dan çeviri. Robenson Cruose: çeviri roman
Ahmet Vefik Pa?a (1823-1891) Milliyetçilik ve Türkçülük akymynyn en önemli isimlerindendir.
Tiyatro uyarlamalary ve çevirileri vardyr.
Bursa’da bir tiyatro yaptyrmy?, burada tercüme etti?i eserleri sahnelettirmi?, halky
tiyatroya gitme konusunda yönlendirmi?tir.
Moliere’in hemen hemen bütün eserlerini çevirmi?tir.
Tarih ve dil alanynda da eserleri vardyr. Ebulgazi Bahadyr Han’yn ?ecere-i Türk’ünü Ça?ataycadan çevirmi?tir.
Lehçe-i Osmanî: sözlük Atalar Sözü: ata sözleri mecmuasy
Hikmet-i Tarih ve Fezleke-i Tarih-i Osmanî adly, tarihle ilgili eserleri de vardyr.
b. Ykinci Dönem (1876-1896 arasy)
1876-1896 yyllary arasynda ikinci dönemin tanynmy? temsilcileri Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Pa?azade Sezai ve Nabizade Nazym'dyr.
Ykinci dönem edebiyatçylaryn sanat anlayy?lary birincilerden farklydyr. Ykinci dönemde sanat sanat içindir anlayy?yyla eserler verilmi?tir. Bunun sebebi bu devirde idarenin daha baskycy davranmasydyr.
Bu dönemde baty edebiyaty örnekleri daha ba?aryly bir ?ekilde ortaya konmu?tur.
Dönemin sanatçylary devlet i?leriyle, siyasetle, toplum meseleleriyle de?il sadece sanatla ilgilenmi?lerdir. Birinci dönem sanatçylarynyn toplumsal sorunlarla ilgilenmelerine kar?yn bu dönem sanatçylary ki?isel konu ve temalary i?lemi?lerdir.
Bu yüzden dilleri daha a?yrdyr.
Dönemin romanlarynda realizmin, ?iirinde ise romantizmin etkisi vardyr.
Dönemin Edebiyatçylary
Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914) ?iir, roman, hikâye, tiyatro, ele?tiri, edebî bilgiler türlerinde eserler vermi?tir.
?iirlerinde hüznü ve elemi i?lemi?tir. Ölümü hatyrlatan tabiat manzaralary, hüzünlü duygular, romantik güzellikler, solgun güller, kitap yapraklary arasynda kurutulmu? çiçekler, küçük ku?lar onun ?iirlerinin konulary arasyndadyr. O?lu Nejad’yn ölümü; i?li, üzüntülü ?iirler yazmasynda etkili olmu?tur.
Edebiyatta yenile?meden yanadyr. Muallim Naci ile aralarynda bu konularda tarty?malar olmu?tur.
Eserleri Na?me-i Seher: ?iir Yadigâr-y ?ebab: ?iir Pejmürde: ?iir Zemzeme: ?iir. Önsüzünde edebiyat hakkyndaki dü?ünceleri ve edebî ele?tirileri vardyr. (Bu esere Muallim Naci “Demdeme” ile kar?ylyk vermi?tir.) Muhsin Bey: Hikâye ?emsa: Hikâye Araba Sevdasy: Roman. Realizmin etkisiyle yazylmy?tyr ve baty hayranly?y yolunda dü?ülen garip durumlary ele?tirir. Çok Bilen Çyk Yanylyr: Komedi Afife Anjelik: Tiyatro Vuslat: Tiyatro Atala: Tiyatro Talim-i Edebiyat: Edebî bilgiler içerir.
Samipa?azade Sezai (1860-1936) Batyly tarzda hikâyeleri ve bir romany vardyr.
Sergüze?t adly romany realizme do?ru atylmy? bir adymdyr.
Küçük ?eyler adly hikâye kitaby Fransyz realistlerinin sanat anlayy?laryna uygundur.
Rumuzul-edeb, bazy makale, hikâye ve sohbetlerini içerir.
Romantik özellikler ta?yyan ?iirler de yazmy?tyr.
?iir isimli bir de piyesi vardyr.
“Yclâl”de, ye?eni Yclâl’in ölümü üzerine yazdy?y mersiye, bazy nesirleri ve hatyralary vardyr.
Abdülhak Hâmit Tarhan (1852-1937) Edebiyatta batylyla?manyn asyl ihtilâlcisidir.
?air-i Azam olarak bilinir.
Kurallara uymayan, baty ?iirinde gördü?ü her yenili?i Türk ?iirine uygulayan, divan ?iirini bitiren o olmu?tur.
Do?u ve baty ?iirini i?lendikleri yerlere giderek ö?renmi?tir.
Sanatynda romantik etkiler vardyr.
Zengin bir lirizm bulunan ?iirlerinde vezne, kafiyeye, söze, dile pek önem vermemi?tir. Ta?kynlyk ve yücelik, söyleyi?teki tezat onun ?iirinin önemli özellikleridir.
?iirlerinde ve tiyatrolarynda tarihî konular önemli bir yer tutar. Soyut kavramlar, hayat, tabiat, ölüm, insan, onun i?ledi?i konulardyr.
?iirleri: Sahra, Belde, Makber, Ölü, Bunlar O’dur, Hacle, Bâlâdan Bir Ses, Garam...
Yirmiye yakyn tiyatrosu vardyr. Sahnelenmesi imkânsyz tiyatro eserleri yazmy?tyr. Bu eserlerde insanlaryn yanynda ölüler, ruhlar, hayaletler, periler de rol alyr. Tiyatroda egzotik, tarihî, millî ve dinî konulary i?lemi?tir. Bazy oyunlarynda Shakespeare’in tesiri görülür. Hepsi de dramdyr ve bazylary mensur bazylary da manzumdur.
Ylk tiyatro eseri Macera-yy A?k’tyr. Taryk, Finten, E?ber, Nesteren, Sardanapal, Ylhan, Hakan, Liberte önemli tiyatro eserleridir.
Nabizade Nazym (1862-1893) Romanlaryyla ve hikâyeleriyle realizmin ve natüralizmin temsilcisidir.
Karabibik, edebiyatymyzda Anadolu konulu ilk hikâyedir. Köy romany olarak bilinir. Köy hayaty tam bir realizmle yansytylmy?tyr.
Zehra, ilk psikolojik roman örne?idir. Eserde tasvir ve tahliller geni? yer tutar.
Di?er hikâyeleri: Yadigârlarym, Bir Hatyra, Sevda, Haspa
Muallim Naci (1850-1893) Eski ?iirin savunucusu ve temsilcisidir. Eski-yeni konusunda Recaizade ile aralarynda tarty?malar olmu?tur. Naci göze hitap eden kafiyeyi savunurken, Recaizade kula?a hitap eden kafiyeyi savunmu?tur. Tarty?ma konusu, “abes” ve “muktebes” kelimelerinin -eski yazyda- kafiyeli olup olmadyklarydyr.
Batyly ?iiri benimsememesine ra?men bu alanda ba?aryly ?iirler yazmy?tyr.
?iir kitaplary: Ate?pare, ?erare, Füruzan, Sünbüle Edebî eseri: Istylahat-y Edebiye Sözlü?ü: Lûgat-y Naci
2. Edebiyat-y Cedide (Servet-i Fünun) (1896-1901)
Servet-i Fünun, daha önce Ahmet Yhsan tarafyndan çykarylan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarynda derginin ba?yna Tevfik Fikret’i getirir.
Tanzimat’la birlikte ba?layan edebiyaty Avrupa ruhu ve tekni?i içinde yenile?tirme hareketi, 1896-1901 yyllary arasynda, Servet-i Fünun dergisi etrafynda, Recaizade önderli?inde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmy?tyr.
Bu nesli Ali Ekrem, Cenap ?ahabettin, Süleyman Nazif, Mehmet Rauf, Tevfik Fikret, Hüseyin Cahit, Ahmet Hikmet, Faik Ali, Celâl Sahir, Hüseyin Suat olu?turur. Sonradan Halit Ziya da bu gruba katylmy?tyr.
Dönem, 2. Abdülhamit’in istibdat dönemidir. Dönemin bu özelli?i sebebiyle edebiyatçylar içe dönük davranmy?, ki?isel konulary, içlili?i, a?ky, karamsarly?y, hayal kyrykly?yny, tabiat güzelliklerini, melânkoliyi ve üzüntüyü i?lemi?ler; toplumsal sorunlara de?inmemi?lerdir. Adeta yüksek zümre edebiyaty gibidir. Bunda Recaizade’nin büyük etkisi vardyr.
Servet-i Fünuncu ve Edebiyat-y Cedideciler denilen grup, Fransyz edebiyatynyn özelliklerini büyük ölçüde Türk edebiyatyna adapte etmeye çaly?my?lardyr. Fransyz realizmi örnek alynmy?tyr.
Tanzimat döneminde ba?layan ve benimsenen, dildeki yabancy unsurlary ayyklayarak sade Türkçe'ye geçi? hareketi bu devirde durmu?, Arapça ve Farsça kelimelere yeniden itibar edilmeye ba?lanmy?tyr.
Tanzimatçylaryn birinci dönem sanatçylary, sanat toplum içindir prensibini benimserken, Servet-i Fünuncular ise Tanzimat’yn ikinci dönemindeki gibi sanat sanat içindir prensibi ile hareket etmi?lerdir.
Toplulu?un üslûbu süslü ve sanatly; ruh ve ifade tarzy ise Avrupai'dir.
?iirde aruz vezni kullanylmakla birlikte, nazym ?ekillerinde ve konularda büyük yenilikler yapylmy?tyr. nazmy nesre yakla?tyrmy?lar, beyit bütünlü?ü yerine konu bütünlü?ünü esas almy?lardyr. Bir cümle birkaç dizede/beyitte tamamlanabilir.
Fransyz ?iirinden alynan sone ve terza-rima gibi ?ekiller ve serbest müstezat çokça kullanylmy?tyr.
Kafiyede kulak kafiyesi benimsenmi?tir.
Romanda ve hikâyede batyly anlamda ba?aryly örnekler verilmi?tir.
Romanda tahlile ve teferruata yer verilmi?, modern kysa hikayenin ilk örnekleri bu dönemde ?ekillenmi?tir.
Roman ve hikâyede olaylar ve ki?iler tamamen Ystanbul'a, seçkin tabakaya aittir.
Romanda realizmden, ?iirde parnasizm ve sembolizmden etkilenmi?lerdir.
Bu dönemde gazetenin yerini dergiler almy?tyr: Servet-i Fünun, Malûmat, Mektep, Mütalâa, Hazine-i Fünun, Resimli Gazete...
?iir, roman, hikâye, tiyatro, tenkit ve hatyrat türlerinde ba?aryly eserler veren Servet-i Fünun temsilcilerinin en tanynmy?lary,
?iirde Tevfik Fikret, Cenap ?ehabettin, Süleyman Nazif;
Roman ve hikâyede Halit Ziya U?aklygil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçyn, Ahmet Hikmet Müftüo?lu'dur.
Servet-i Fünun edebiyatyna katylmayarak gene batyly anlayy?la eserler verenler arasynda Ahmet Rasim hatyrat türü ile, Hüseyin Rahmi Gürpynar Ystanbul'u anlatan romanlary ile yeni Türk edebiyatyny desteklemi?lerdir.
Servet-i Fünun dergisinin 1901’de kapatylmasyyla topluluk da da?ylyr.
Dönemin Sanatçylary
Tevfik Fikret (1867-1915) Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batyly ?iire yönelmi?tir.
Servet-i Fünun’un ?iirdeki en önemli temsilcisidir.
Ylk ?iirlerinde ferdî konulary (a?k, acyma, hayal kyrykly?y...) i?ler topluluktan ayry yazdy?y ?iirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayy?la yazdy?y ?iirlerinde temalar, hürriyet, medeniyet, insanlyk, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Veday, Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adly ?iirlerinde bu konulary i?ler.
Sanatynyn bu ikinci döneminde dinlere de cephe alyr, kutsal olan her ?eye kar?y çykar, hatta Ystanbul'a dahi küfreder (Sis).
Fikret, aruzu Türkçeye ba?aryyla uygulamy?tyr. Serbest müstezady geli?tirerek serbestçe kullanmy?tyr.
Ylk dönemde dili oldukça a?yrdyr.
?iiri düz yazyya yakla?tyrmy?tyr. Ahenge büyük önem verir. ?iirlerinde ?ekil bakymyndan parnasizmin etkisi görülür.
“?ermin”, onun çocuklar için ve heceyle yazdy?y ?iirlerden olu?an bir eseridir.
Eserleri: Rübab-y ?ikeste, Halûk’un Defteri, Rübabyn Cevaby, Tarih-i Kadim, Doksanbe?e Do?ru
Cenap ?ahabettin (1870-1934) Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’ten sonra en önemli ?airidir.
Asyl mesle?i doktorluktur. Yhtisas için gitti?i Fransa’da typtan çok ?iirle ilgilenerek sembolizmi yakyndan takip etmi? ve bu akymdan etkilenmi?tir.
?iirde kelimeleri müzikal de?erlere göre seçerek kullanyr.
Dili oldukça a?yrdyr. Bilinmeyen Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar kullanyr. Duygu ve hayal yüklü tamlamalar kurar.
Serbest müstezady çok kullanmy?tyr.
Ayny ?iirde birden fazla aruz kalyby kullanmy?tyr.
A?k ve tabiat de?i?mez konularydyr.
Sanaty, sanat, hatta güzellik için yapmy?tyr.
Bolca semboller kullanmy?, tabiatla iç dünyanyn kompozisyonunu çizmi?tir.
Düz yazylary da vardyr:
Hac Yolunda, onun gezi yazysydyr.
Suriye Mektuplary ve Avrupa Mektuplary da gezi türündedir.
Di?er nesirleri:
Evrak-y Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Tiryaki Sözleri (kendi vecizeleri)
Tiyatro eserleri: yalan (dram), Körebe (komedi)
Halit Ziya U?aklygil (1867-1945) Servet-i Fünun’un roman ve hikâyede en ünlü edebiyatçysydyr.
Süslü, sanatly ve a?yr bir dili ve üslûbu vardyr.
Batyly anlamdaki ilk romanlary yazmy?tyr.
Realizmden etkilenmi?tir.
Romanlarynda aydyn ki?ileri anlatyr. Mai ve Siyah’taki Ahmet Cemil, Servet-i Fünun sanatçysynyn temsilcisidir. Kahramanlary ya?adyklary çevreye uygun anlatyr ve ruh tahlillerine önem verir.
Hikâyelerinde Anadolu hayatyna ve köy ve kasaba ya?ayy?yna, romanlarynda yalnyz
stanbul'a yer verir.
Any ve mensur ?iir türünde eserleri de vardyr.
Romanlary: Mai ve Siyah, A?k-y Memnu, Kyryk Hayatlar, bir Ölünün Defteri, Ferdi ve ?ürekasy, Sefile...
Hikâyeleri: Yzmir Hikâyeleri, hikâye-i Sevda, Kadyn Pençesi, Onu Beklerken, A?ka Dair...
Hatyralary: Saray ve Ötesi, Kyrk Yyl, Bir Acy Hikâye
Mehmet Rauf (1875-1931) Servet-i Fünun romanynyn ikinci önemli ismidir.
Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardyr.
Romantik duygulary, hayalleri ve a?klary i?lemi?tir. Sosyal hayata pek yer vermemi?tir. Arzu, ihtiras ve a?k maceralary temel konularydyr.
Romanlarynda psikolojik tahlillere önem vermi?tir.
Dili sadedir.
En önemli eseri Eylül’dür. Roman edebiyatymyzdaki ilk psikolojik roman olarak bilinir. Konusu yasak a?ktyr. ?ahys sayysy azdyr. Psikolojik tahliller ba?arylydyr.
Romanlary: Eylül, Ferda-yy Garam, Genç Kyz Kalbi, Define, Son Yyldyz, Kan Damlasy.
Hikâyeleri: Son Emel, Bir A?kyn Tarihi, Üç Hikâye, Hanymlar Arasynda, Menek?e.
“Siyah Ynciler” ise mensur ?iirlerinden olu?ur.
Dönemin Ba?ymsyz Ysimleri
Hüseyin Rahmi Gürpynar (1864-1944) Roman ve hikâye türünde eserleri vardyr.
Natüralizmin temsilcisidir.
Sade bir dil kullanmy?tyr.
Tipleri yeti?tikleri çevreye göre konu?turur. Psikolojilerinde çok iyi bir ?ekilde verir. Ki?ileri toplumun ?artlaryna göre de?erlendirir. Romanlarynda aptal, ?öhret dü?künü, a?yry ihtirasly, batyl inançly gibi uç tipler vardyr.
Ystanbul'un iç mahallelerinin günlük hayatyny hikâye ve karikatürize der. Soka?y edebiyatta i?leyen yazar olarak bilinir.
Gözleme ve tasvire önem verir.
Romanlarynda sosyal tenkide de yer verir.bu tenkidi mizah yollu yapar.
?yk ve ?ypsevdi adly romanlarynda baty hayranly?yny konu edinir.
Romanlary teknik olarak zayyftyr. Syk syk olayla ilgisi olmayan, gereksiz bilgiler verir. Bazen kendisi de olaylara müdahale eder.
Eserleri: ?yk, Yffet, Tesadüf, ?ypsevdi, Mürebbiye, Kuyruklu Yyldyz Altynda Bir Yzdivaç, Gulyabani, Cady, Kesik Ba?, Kadynlar Vaizi, Tünelden Ylk Çyky?.
Ahmet Rasim (1864-1932) Ahmet Mithat tarzyny devam ettirmi?tir.
Pek çok konuda ve türde eserleri vardyr.
Bütün hayatyny gazetecili?e adamy?tyr.
Makale ve fykra yazmy?; çeviriler yapmy?tyr.
Türkçesi yerli ve temizdir.
Hayatyn komik ve ibret verici yanlaryyla ilgilenmi?tir.
Roman ve hikâyelerinde Ystanbul'a, özellikle Beyo?lu’na ait konular i?lemi?tir. Romanlarynyn ba?lyca konulary, aile sarsyntylary ve ülke meseleleridir.
Günlük hayattan renkli ve foto?raf zevkiyle kesitler sunmu?tur.
130’dan fazla eseri vardyr.
Roman ve hikâyeleri: Ylk Sevgi, Güzel Eleni, Endi?e-i Hayat, Yki Günahsyz Sevda,
Ynceleme, makale, fykra, hatyra: Gülüp A?ladyklarym, Muharrir Bu Ya, ?air-Muharrir-Edip, ?ehir Mektuplary
Ayny zamanda 65’e yakyn ?arkysy olan bir bestekârdyr.
3. Fecr-i Âtî Toplulu?u (1909-1912)
1901’de, Servet-i Fünun mecmuasy etrafynda, kendilerine Fecr-i Âtî adyny veren yeni bir nesil toplanmy?tyr.
Servet-i Fünun toplulu?u da?yldyktan sonra 1909 yylynda Yakup Kadri, Ahmet Ha?im, Refik Halit, Fuat Köprülü, Ali Canip, ?ehabettin Süleyman, Celâl Sahir, Tahsin Nihat, Emin Bülent gibi isimler bir araya gelerek yeni bir topluluk olu?tururlar.
Topluluk, sanat hayatyna bir bildiriyle ba?lar.
Sanatyn saygyde?er ve ?ahsi oldu?u anlayy?yny benimserler.
Onlar Servet-i Fünun’u batyly edebiyaty tam olarak olu?turamamakla suçlarlar.
Fransyz edebiyatyny örnek alyrlar.
Dilleri süslü, sanatly, a?daly ve a?yrdyr.
A?k, ve tabiaty konu olarak i?lemi?lerdir. A?k genellikle hissi ve romantiktir. Tabiat tasvirleri ise gerçekçi de?il, Ha?im’de oldu?u gibi ?ahsîdir.
Kysa ömürlü olan bu topluluk, Servet-i Fünunculardan daha sade bir dil kullanmy? sembolizm, empresyonizm ve romantizm gibi akymlary eserlerine uygulamy?lar, Avrupaî edebiyat ile Milli edebiyat arasynda ba? olu?turmu?lardyr.
Aruzla ?iir yazan Fecr-i Âtî ?airlerinin en tanynmy? ve en orijinali Ahmet Ha?im'dir.
?iire herhangi bir yenilik getirmemi?ler, Servet-i Fünun’un devamy olmaktan öteye gidememi?lerdir.
Sanat anlayy?larynda birlik ve bütünlük olmady?y için 1912’de da?ylmy?lar, ferdî olarak de?i?ik alanlarda eserler vermi?lerdir.
Dönemin Sanatçylary
Ahmet Ha?im (1884-1933) Fecr-i Âtî ?iirinin en önemli ismidir.
Sanat için sanat yapmy?tyr.
Sembolizmin en önemli temsilcisidir.
Y?ledi?i ba?lyca temalar tabiat ve a?ktyr.
?iirlerinde hayalle birlikte musikiye önem vermi?tir.
Lirik bir ?airdir.
Tamamen aruzu kullanmy?tyr. Dili süslü ve sanatlydyr. En çok serbest müstezady kullanmy?tyr.
Ona göre ?iir anla?ylmak için yazylmaz, ?iirde anlam aranmaz; ?air bir hakikat habercisi, ?iir dili de bir açyklama vasytasy de?ildir. ?iir duyulmak için yazylyr ve okunur; ?air tabiatyn kendine hissettirdiklerini sembollerle ?iirine yansytyr, okuyan da kendi hayal dünyasyna uygun olarak algylar; ?iir dili de telkin görevindedir.
?irin dili musiki ile söz arsynda ve sözden ziyade musikiye yakyndyr. ?iirde musiki anlamdan daha önemlidir.
Ha?im’e göre ?iirin kayna?y ?uuraltydyr. ?iirlerinde dy? dünyayy, ki?inin iç dünyasynda, ruhunda aldy?y ?ekillerle yansytmaya çaly?yr. Dy? dünyaya ait izlenimleri kendi dünyasynda ?ekillendirerek ve renklendirerek ortaya çykaryr.
?iirlerindeki tabiatla ilgili kavramlar, ak?am, gurup, ?afak, gece, mehtap, yyldyzlar, göller, ormanlardyr.
?airin ?ahsynda var olan içe dönüklük, ?iirlerinde realiteden kaçy? olarak ortaya çykar.
?iirlerini Piyaleb ve Göl Saatleri adly eserlerinde toplamy?tyr.
Nesirleri: Gurabahane-i Laklakan, Bize Göre, Frankfurt Seyahatnamesi.
Refik Halit Karay (1888-1965) Fecr-i Âtî’den sonra Millî edebiyat hareketine katylmy?tyr. Eserlerini de ba?ymsyz bir ?ahsiyet olarak vermi?tir.
Edebî hayaty kö?e yazarly?y ile ba?lamy?tyr. Sonra da syrayla hikâyecili?i ve romancyly?y gelir.
Ylk yazylarynda günlük hayaty ele almy?, sosyal hayattaki çarpyklyklary, zekî ve nükteli bir üslûpla dile getirmi?tir. Hayatyn gülünç yanlaryny karikatürize etmi?tir.
Sade ve temiz bir dille yazdy?y Memleket Hikâyeleri’nde Anadolu insanynyn hayatyny bütün canlyly?y ile yansytmy?tyr. Gözlem yetene?inin üstünlü?ü dikkat çeker.
Eserlerinde ki?ilerin ruh tahlillerine fazla de?inmez.
Ynsanlaryn dürüst olmayan, kurnazlyk ve menfaatçilikle ilgili yönlerini ortaya kor. Bunu mizah ve ele?tiri ile yapar. Hiciv, eserlerinde önemli bir unsurdur. ?ahyslary kendi sosyal çevreleri ile birlikte anlatyr.
Konu?ma dilinin bütün canlyly?yny ve tabiili?ini ortaya kor.
Romanlary: Ystanbul'un Yç Yüzü, Çete, Sürgün, Nilgün, Bugünün Saraylysy, Kadynlar Tekkesi, Anahtar
Hikâyeleri: Memlekete Hikâyeleri, Gurbet Hikâyeleri (Hatay’da sürgünde yazdy?y eseridir).
Hiciv ve Mizah Yazylary: Kirpinin Dedikleri, Deli, Sakyn Aldanma Ynanma Kanma, Tanydyklarym.
4. Millî Edebiyat Akymy
Modern Türk Edebiyatyny yaratma amacyyla kurulan Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecr-i Âtî topluluklary büyük hamleler yapmakla beraber ruhta büyük ölçüde Fransyz sanatyna ba?ly, dil ve üslûpta Osmanlycayy sürdüren, millî kimlik ve ki?ili?e ula?amamy? bir edebiyat vücuda getirmi?lerdir.
Osmanly Ymparatorlu?u’nun da?yly?y syrasynda, Türk aydynlarynyn büyük bir bölümü, ümmete ba?ly Osmanlycyly?yn terk edilerek milliyetçili?in benimsenmesinin, memleketin gelece?i için gerekli oldu?una inanyyorlardy. Bu inanç sonucunda Türkçülük ve Milliyetçilik akymlary do?mu?, her sahada millî kimlik arayy?lary ba?lamy?tyr.
Türk dili, Türk vezni, Türk zevki ve kültürü ile millî konulary, millî ülküleri i?leyen Türk edebiyaty ihtiyacy ve özlemi sonucunda 1911-1923 yyllary arasynda Millî Edebiyat akymy var olmu?tur.
Türk milletine mensup olma ?uuru, tarih içinde devamlylyk dü?üncesi, oldu?u gibi kalarak batylyla?ma inancy, 1911-1923 yyllary arasyndaki akymyn temelleridir. Bu dönemin bariz özelli?i, Türk romantizminin edebî tezahürlerini göstermesidir.
Cumhuriyet’in kurulu?unu hazyrlayan milliyetçilik ideolojisi içinde do?an Milli Edebiyat akymy Cumhuriyet’in ilk yyllarynda en olgun eserlerini verdi. Cumhuriyet rejimi ve bu devirde meydana getirilen sosyal ve iktisadî müesseseler üstünde ba?larynda büyük Türk sosyolo?u ve dü?ünürü Ziya Gökalp'in bulundu?u Türkçü ve Milliyetçi münevver zümre etkili oldu. Gökalp'in Türkiye ve Türkler için ?ekillendirdi?i dü?ünceler ba?ta Atatürk olmak üzere, Cumhuriyeti kuran birinci neslin dünya görü?ünün kayna?yny te?kil etti.
Halka ula?abilmek ve onunla bütünle?ebilmek için onun dilini kullanmak gerekti?ine inanan bu nesil yazarlary, eserlerinde konu?ma dilini kullandylar. Halk dilini kullanyrken gençlik yyllarynda hayran olduklary Edebiyat-y Cedide (Yeni Edebiyat) yazarlarynyn ince zevkini günlük dile aktardylar.
1911 yylynda Selânik’te çykarylmaya ba?lanan Genç Kalemler dergisinde ba?lady bu çaly?malar.
Bir kysmy daha sonra Cumhuriyet dönemi yazar ve ?airleri arasynda da yer alan bu edebiyatyn temsilcilerinin en önemlileri, Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin (öncü), Mehmet Emin Yurdakul, Ali Canip (öncü), Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlybel, Enis Behiç Koryürek, Kemalettin Kamu, Aka Gündüz, Refik Halit Karay, Re?at Nuri Güntekin, Yakup Kadri, Halide Edik Adyvar, Hamdullah Suphi, Ahmet Hikmet Müftüo?lu, Necip Fazyl Kysakürek, Fuat Köprülü, Halide Nusret Zorlutuna, ?ükûfe Nihal, Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpynar'dyr.
Milli Edebiyat akymynyn özellikleri, Cumhuriyet’in ilk on yylynyn da bir özeti olmaktadyr. Bu çerçeve içerisinde, Milli Edebiyat akymynyn ilkeleri de ?u ?ekilde belirtilebilir:
Dilde yalynlyk (en mühim prensip), Türkçe kar?yly?y olan Arapça ve Farsça kelimelerin atylmasy. Yalyn (süssüz, sanatsyz, özentisiz) bir dille yazma; Ystanbul Türkçesini kullanma.
** Halk edebiyaty ?iir biçimlerinden yararlanma
** Hece ölçüsü,
** Konu seçiminde yerlilik.
** Konularyny hayattan, ülke ?artlaryndan seçme.
** Millî kaynaklara yönelme.
Yslâmcy, Osmanlycy, gelenekçi görü?lere sahip yazarlardan bireysel e?ilimli yazarlara kadar tüm edebiyatçylara açyk bir bütünlük mevcuttur. Çünkü artyk söz konusu olan Millî Edebiyat akymy kavramy de?il, Millî Edebiyat dönemidir. Bu akym dilde ve duyu?ta 1911-1915 dönemi milliyetçilik fikirlerinin ön plânda oldu?u roman, hikâye, tiyatro eseri ve ?iirler verilmesini sa?lamy?tyr.
Ba?langyçta Fecr-i Âtî roman ve hikâyecisi olan Yakup Kadri Karaosmano?lu ve Refik Halit Karay, gerçek ki?iliklerini Millî Edebiyat akymy içerisinde göstermi?lerdir.
Fecr-i Âtî toplulu?u dy?ynda kalan, Ystiklâl Mar?y ?airi Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatly, kendi ?iir anlayy?laryna göre eserler veren ve daha sonra Millî Edebiyat akymyna katylan ?airlerdir.
Gerek Mehmet Âkif Ersoy gerekse Yahya Kemal Beyatly, ?iir dili ile konu?ma dili arasyndaki uzla?mayy sa?lamy?lar, Türk diline zor uyan aruzun engellerini ortadan kaldyryp, ya?ayan Türkçe ile ba?aryly ?iirler yazmy?lardyr.
Dönemin Sanatçylary
Ömer Seyfettin (1884-1920) Son devir Türk hikâyecili?inin en önemli isimlerindendir
Yeni Lisan hareketinin savunucularyndandyr.
Amacy millî ?uuru kuvvetlendirmek, toplum hayatyndaki aksak yönleri ortaya çykarmaktyr.
Konularyny gerçek hayattan alyr. Bu sebeple hikâyeleri realist özellik ta?yr. Konulary genellikle tarihî olaylar, çocukluk hatyralary ve ya?anan günlük olaylardyr. A?k konusunu da bu hikâyelerinde i?ler.
Kahramanlyk, hikâyelerinin önemli konularyndandyr.
Bazy eserlerinde sosyal hayattaki gülünç özellikleri karikatürize eder.
Türklerin Balkanlar’da u?radyklary zulümleri de konu edinmi?tir.
Dili oldukça sadedir ve yalyndyr.
Kurgulary oldukça ba?arylydyr.
Hikâyeleri: Eshab-y Kehf’imiz, Harem, Efruz Bey, Yalnyz Efe, Yüksek Ökçeler, Gizli Mabet, Beyaz Lâle, Bomba, Bahar ve Kelebekler,
Ziya Gökalp (1876-1924) Türkçülük cereyanyny bir sisteme ba?layan fikir adamy ve bu sistemi eserlerinde i?leyen bir sanatçydyr.Türk milletinin din, dil, ahlâk, edebiyat yönünden ayny kültürle yeti?mi? ki?ilerden olu?tu?una inanan Gökalp, eserleriyle Türk milliyetçili?inin synyrlaryny belirlemi?, millî edebiyatyn da fikir yönüyle temellerini olu?turmu?tur. Onun Türkçülük anlayy?y, dil, edebiyat, din, iktisat, güzel sanatlar ve siyaset alanlaryny kapsar. Turancylyk ideolojisini de savunmu?tur.
Edebiyaty, bu fikirlerini yaymak için bir araç olarak kullanmy?tyr. Sanat yapma kaygysy yoktur.
?iir ve nesir alanynda eserleri vardyr.
Destan, masal ve makaleler de yazmy?tyr.
Dile önem vermi?tir. Eserlerini sade bir dille yazmy?tyr. Türk dilinin geli?mesi yolunda çaba harcamy?tyr. Türkçe kar?ylyklary olan Arapça ve Farsça kelimelerin atylmasyndan, Türkçele?mi? kelimelerin de artyk Türkçe sayylmasyndan yanadyr.
Ona göre millî vezin hece veznidir.
?iirleri: Kyzyl Elma, Altyn I?yk, Yeni Hayat
Fikrî Eserleri: Türk Medeniyeti Tarihi, Türk Töresi, Türkçülü?ün Esaslary, Türkle?mek-Muasyrla?mak-Yslâmla?mak, Malta Mektuplary.
Ali Canip Yönten (1887-1967) Daha önce Fecr-i Âtî’de yer alan sanatçy, daha sonra millî edebiyat akymynyn öncülü?ünü yapmy?, Ömer Seyfettin’le birlikte çykardyklary Genç Kalemler dergisinde ba? yazarlyk yapmy?tyr.
Yeni Lisan hareketinin savunucularyndandyr.
?iirlerinin hece vezniyle ve sade bir dille yazmy?tyr.
?iirlerinin bir kysmyny Geçti?im Yol ady altynda yayymlamy?tyr.
Sonralary ?iiri byrakyp edebiyat incelemeleri yapmy?tyr.
Fuat Köprülü (1890-1966) Edebiyat tarihi ve tarih ara?tyrmacysydyr.
Türk edebiyatyny dönemlere ayyran, bilimsel yöntemlerle inceleyen ilk ara?tyrmacydyr.
Eserleri: Türk Edebiyatynda Ylk Mutasavvyflar, Türk Edebiyaty Tarihi, Türk Saz ?airleri, Türk Dili ve Edebiyaty Hakkynda Ara?tyrmalar.
Mehmet Emin Yurdakul (1869-1944) Halkçylyk ve milliyetçilik dü?üncesini ?iirlerinde i?lemi?tir. ?ahsî duygulara ve tabiata pek rastlanmaz.
?iirleri sosyal faydaya yöneliktir ve didaktiktir. Bu yüzden bir kuruluk göze çarpar.
Hece veznini ve baty edebiyaty nazym ?ekillerini kullanmy?tyr.
Dilinin tamamen sade oldu?u söylenemez.
?iirleri: Türk Sazy, Ey Türk Uyan, Tan Sesleri, Ordunun Destany, Turana Do?ru.
Re?at Nuri Güntekin (1889-1956) Millî edebiyat akymyndan etkilenen sanatçylardandyr.
?öhretini Çalyku?u romanyyla kazanmy?tyr.
Birçok eserinde Anadolu’yu, Anadolu hayatyny ve insanyny, batyl inançlary, yanly? batylyla?mayy, insanymyzyn bilime ve e?itime ihtiyacyny i?lemi?tir.
Mizah ö?esine de yer vermi?tir.
Romanlarynda güçlü gözlemcili?ine dayanan bir realizm ve canly bir üslûp vardyr. psikolojik tahlillerde de ba?arylydyr.
Eserlerinde konu?ma dili hâkimdir
Roman, hikâye, tiyatro ve gezi yazysy türünde eserleri vardyr.
Romanlary: Çalyku?u, Gizli El, Dudaktan Kalbe, Acymak, Eski Hastalyk, Ak?am Güne?i, Yaprak Dökümü , Damga, Miskinler Tekkesi
Hikâyeleri: Eski Ahbap, Tanry Misafiri, Sönmü? Yyldyzlar, Boyunduruk
Gezi Yazylary: Anadolu Notlary
Tiyatrolary: Yaprak Dökümü, Eski Rüya, Hançer, Balykesir Muhasebecisi, Eski Borç, Gözda?y
5. Millî Mücadele Dönemi Türk Edebiyaty
Yakup Kadri Karaosmano?lu (1899-1974) Fecr-i Âtî’de iken ferdiyetçi sanat anlayy?yny benimseyen sanatçy, daha sonra millî edebiyat cereyanyna katyldy.
Ylk eserlerinde mistik bir hava vardyr.
1916’dan sonra ülke gerçeklerini ve millî duygulary i?leyen hikâyeler yazmy?tyr.
Roman, hikâye, deneme, mensur ?iir, makale ve any türünde eserleri vardyr.
Romanlarynda Türk halkynyn ya?ayy?y ve problemleri ba?lyca konudur.
Tanzimat’tan Cumhuriyet’e kadar olan dönemde Türk halkynyn ya?ady?y geli?me ve de?i?meleri i?lemi?tir.
Aydynlarla halk arasyndaki zytlyklary da konu edinmi?tir.
Eserlerinde sa?lam bir gözlemcilik ve ona dayanan bir realizm vardyr.
Eserleri teknik bakymdan sa?lamdyr. Karakterleri ba?aryyla canlandyrmy?tyr. Titiz bir üslûpçudur.
Hikâyeleri: Bir Serencam, Rahmet, Millî Sava? Hikâyeleri
Romanlary: Kiralyk Konak, Nur Baba, Hüküm Gecesi, Sodom ve Gomore, yaban, Ankara, Bir Sürgün, Panorama...
Di?er eserleri: Erenlerin Ba?yndan, Zorakî Diplomat, Anamyn Kitaby, vatan Yolunda...
Halide Edip Adyvar (1884-1964) Romancy ve hikâyeci.
Ünlü, Sultanahmet mitingi ile halky co?turmu? ve bizzat millî mücadelenin içinde yer almy?tyr.
Romanlaryndaki belli ba?ly konular, Kurtulu? Sava?y, çocukluk hatyralary ve a?ktyr.
Kahramanlaryny daha çok kadynlar arasyndan seçen sanatçy, karakter bulmakta ba?arylydyr. Kadynlara da üstün özellikleri vermi?tir.
Gözlem, tasvir ve tahlillerde ba?arylydyr.
Sosyal çevreye önem verir.
Dili kullanmada ba?aryly de?ildir. Da?ynyk, düzensiz bir üslûbu vardyr.
Eserleri: Handan, Son Eseri, Ate?ten Gömlek, Vurun kahpeye, Zeyno’nun O?lu, Sinekli Bakkal, Tatarcyk, Mor Salkymly Ev, Da?a Çykan Kurt, Harap Mabetler
Be? Hececiler
?iire 1. Dünya Sava?y ve Millî Mücadele yyllarynda ba?layan, Mütareke yyllarynda ?öhret kazanan hececiler, Anadolu'yu ve vasat insan tipini ?iire soktular. Memleket sevgisi, yurt güzellikleri, kahramanlyk ve yi?itlik, i?ledikleri ba?lyca konulardyr.
Hecenin bu be? ?airi millî edebiyat akymyndan etkilenmi? ve aruzu byrakarak ?iirlerinde heceyi kullanmaya ba?lamy?lardyr. Bunda da oldukça ba?aryly olmu?lardyr.
?iirde sade ve özentisiz olmayy tercih etmi?lerdir.
Orhan Seyfi Orhon (1890-1972) ?iirlerinde konu?ma dilini kullanmy?tyr.
Bazy ?iirlerinde halk ?iiri ?ekillerini kullanmy?tyr.
Daha çok ?ahsî temalary i?leyen ?air vatanî konulary da i?lemi?tir.
Eserleri: Fyrtyna ve Kar, Peri Kyzy ile Çoban, Gönülden Sesler, O Beyaz Bir Ku?tu.
Yusuf Ziya Ortaç (1896-1967) ?iire aruzla ba?lamy?, da ha sonra heceyi kullanmy?tyr.
Günlük hayatyn çe?itli görünümlerini sade bir dille i?lemi?tir.
Akbaba adly mizah dergisini çykarmy?tyr.
Eserleri: Akyndan Akyna, A?yklar Yolu, Yanarda?, Bir Rüzgâr Esti.
Faruk Nafiz Çamlybel (1898-1973) Be? Hececilerin en genci ve en ba?arylysydyr. Buna ra?men aruzu da tamamen terk etmemi?tir.
?iirlerinde Anadolu’yu, memleket sevgisini anlatmy?tyr. Ferî konulary da i?lemi?tir.ba?lyca konu ve temalary, a?k, hasret, tabiat, ölüm, kahramanlyk, ihtiras.
Lirik ?iirleri vardyr.
?iirleri: Han Duvarlary, Çoban Çe?mesi, Dinle Neyden, Gönülden Gönüle.
Tiyatro eserleri: Canavar, Akyn, Özyurt, Kahraman.
Enis Behiç Koryürek'in (1892-1949) ?iire aruzla ba?lamy?tyr.
Heceyle yazdy?y ilk ?iirlerinde a?ky i?lemekle beraber, daha sonra Kurtulu? Sava?y yyllarynda millî duygulary ve tarihî kahramanlyklary i?lemi?tir.
?iirleri: Miras, Güne?in Ölümü.
Halit Fahri Ozansoy (1891-1971) “Aruza Veda” adly ?iiriyle aruzu byrakyp heceyi kullanmaya ba?lamy?tyr.
?iirlerinde konu?ulan Türkçeyi ba?aryyla kullanmy?tyr.
Derin bir melânkoli ev karamsarlyk ta?yyan ?iirlerinde ferdî konulary i?lemi?tir.
?iir, roman ve tiyatro türünde eserleri vardyr: Cenk Duygulary, Efsaneler, Bayku?, Hayalet.
Kemalettin Kamu (1901-1948) ..................
Dönemin Ba?ymsyz Ysimleri
Mehmet Âkif Ersoy (1873-1936) Dinî, millî ?iirleriyle tanynyr.
Bir destan ?airidir (Çanakkale ?ehitlerine).
Yslâmcylyk akymynyn temsilcisidir.
?iirlerinde dinî lirizm dikkati çeker.
Ö?retici, ö?üt verici, birli?i ve bütünlü?ü sa?layycy ?iirleri vardyr.
Sava? syrasynda ve sonrasynda kurtulu?un ve geli?menin ancak dine sarylmakla olaca?yny, batynyn sadece ilminin alynabilece?ini savunmu?tur.
Türk ?iirine gerçek realizm onunla girmi?tir. O, toplum hayatyny bütün yönleriyle aksettirmi?tir. Hatta sokak aralarynda konu?ulan dili bile ?iirine yansytabilmi?tir.
Gözlemlerinden çokça faydalanmy?tyr. Tasvir edici ve tahkiyeli anlatymy sayesinde ?iirinde canly tablolar çizmi?tir.
Aruzu Türkçeye ba?aryyla uygulamy?tyr.
Nazmy nesre yakla?tyranlardandyr. Manzum hikâye ?eklinde ?iirleri cardyr.
Bu ?iirlerinde günlük hayaty, toplum hayatyny ba?aryyla anlatmy?tyr. Özellikle yoksullara, sakatlara, kimsesizlere kar?y acyma duygusu bu tür ?iirlerinde belirgindir. Hasta, Küfe, Meyhane, Seyfi Baba, Hasyr, Mahalle Kahvesi bu türün örnekleridir.
?iirlerini Safahat adly kitabynda toplamy?tyr. Safahat yedi kitaptan olu?ur: Safahat, Hakk’yn Sesleri, Süleymaniye Kürsüsünde, Fatih Kürsüsünde, Hatyralar, Asym ve Gölgeler.
Makaleleri A. Abdülkadiro?lu tarafyndan yayymlanmy?tyr.
Yahya Kemal Beyatly (1884-1958) ?air ve yazar.
Eski nazym biçimleriyle -az da olsa de?i?ikli?e u?ratarak- yeni konulary i?lemi?tir.
Aruzu Türkçede ba?aryyla uygulamy?tyr. Sadece Ok ?iirini heceyle yazmy?tyr.
?iirde dile, uygun kelimelerin seçilerek yerli yerinde kullanylmasyna özen göstermi?tir.
Parnasizmin en önemli temsilcisidir.
?iirde ?ekil mükemmelli?ine, ahenge ve kafiyeye önem vermi?tir.
Y?ledi?i ba?lyca konu ve temalar: a?k,i tabiat, kahramanlyk, ölüm, sonsuzluk.
?iirlerinde Osmanly hayranly?y oldukça açyktyr ve Ystanbul'u da ?iirde en çok i?leyen ?airdir. O tam bir Ystanbul a?y?ydyr. Tevfik Fikret’in “Sis” adly, Ystanbul'u tahkir etti?i ?iirine kar?y “Siste Söyleni?” adly ?iiriyle cevap vermi?tir.
?iirleri: Kendi Gök Kubbemiz, Eski ?irin Rüzgâryyla, Rubailer.
Nesirleri: E?il Da?lar, Aziz Ystanbul, Edebiyata Dair.
6. Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyaty
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyaty, Divan edebiyatynyn terk edilmesinden sonra te?ekkül eden Tanzimat, Servet-i Fünun, Fecr-i Ati ve Millî Edebiyat adlaryyla anylan edebiyat tarzlary vasytasyyla olu?turulan zemin üzerine kurulmu?tur.
Cumhuriyet devri edebiyatynyn ilk dönem eserleri de?i?en siyasî, sosyal ve kültürel çerçevenin etkilerini ta?yr.
Dildeki sadele?me hareketi artyk yerle?mi?tir.
Aruz byrakylarak hece kullanylmy?tyr.
?iirde ve düz yazyda toplumun her kesiminden gelen sanatçylar sayesinde konular oldukça geni?letilmi?tir. Buna ba?ly olarak mekânlar da çe?itlilik kazanmy?tyr.
Anadolu’ya daha çok yer verilmi?tir. Roman ve hikâyelerde toplum sorunlary, gözleme dayanan bir gerçeklikle anlatylmy?tyr.
Kurtulu? Sava?y ve bu dönemdeki toplum hayaty da konu edilmi?tir.
Tiyatro eserlerinde de millî konular i?lenmi?tir.
a. 1940 Yylyna Kadar Türk Edebiyaty
1900'den sonra do?an, ilk gençlik ve olgunluk yyllary Cumhuriyet’in ilk devresinde geçen ilk ?airler nesli, ?iire Yahya Kemal’in, Ahmet Ha?im’in ve baty ?airlerinin etkisiyle ve kendi yaratycylyklarynyn katkysyyla yeni estetik ?ekiller kazandyrdy.
Ahmet Hamdi Tanpynar, Türkçeye Paul Valery'nin ?iir görü?ünü uygulayarak, yo?un kapaly, derin ?iirler yazdy.
Ahmet Kutsi Tecer (1901-1967), Tanpynar'y hatyrlatan özelliklerin yer aldy?y folklor
kaynakly de?i?ik eserler meydana getirdi.
Necip Fazyl Kysakürek (1905-1983) çok yönlü ki?ili?inin etkisiyle ve Türkçeyi ustaca kullandy?y ?iir ve piyeslerinde Anadolu insanynyn mistik e?ilimlerini orijinal ve modern bir üslûpla ifade etti.
Yedi Me?aleciler Sabri Esat Siyavu?gil, Ziya Osman Saba, Ya?ar Nabi Nayyr, Kenan Hulusi, Cevdet Kudret Solok, Muammer Lütfi, Vasfi Mahir Kocatürk
Bu edebî topluluk yeni bir edebiyat, farkly bir ?iir anlayy?y olu?turmak için toplanmy?tyr.
Be? Hececiler’e kar?y çykmy?lardyr.
“Samimîlik, canlylyk ve devamly yenilik” ilkelerini benimsediler.
Fransyz edebiyatyny örnek alacaklaryny bildirdiler.
Buna ra?men kendileri de Be?e Hececiler’in yolundan gitmi?lerdir. Türk ?iirine herhangi bir yenilik getirmemi?lerdir.
Dönemin Sanatçylary
Ahmet Kutsi Tecer (1901-1967) Avrupai ?iir anlayy?yndan â?yk tarzy söyleyi?e yönelmi?tir.
?iirlerinde iç duygu ve bununla birlikte geli?en hafif sesli bir musiki havasy vardyr.
?iir kitaby: ?iirler.
Tiyatrolary: Koçyi?it Köro?lu, Kö?eba?y, Bir Pazar Günü, Satylyk Ev
Necip Fazyl Kysakürek (1905-1983) ?iirlerinde insanyn evrendeki yerini, madde ve ruh meselelerini, insanyn iç dünyasyna ait çe?itli yönleri, gizli duygulary i?lemi?tir.
Hissi ve fikri ?iir olu?turan iki unsur olarak kabul eder.
Sa?lam bir dil ve üslûp; kuvvetli bir lirizm, ba?aryly bir teknik sahibidir.
A?aç ve Büyük Do?u dergilerini çykarmy?tyr.
?iirleri: Örümcek A?y, Kaldyrymlar, Ben ve Ötesi, Sonsuzluk Kervany, Çile ?iirlerim.
Roman ve tiyatro türünde de eserleri vardyr: Birkaç Hikâye Birkaç Tahlil, Ruh Burkuntularyndan Hikâyeler, Hikâyelerim.
Cahit Sytky Tarancy (1910-1956) Sade, yalyn, ahenkli bir dille, konu?ma diliyle ?iirler yazmy?tyr.
?iirlerinde iç sykyntylaryny, karamsarly?y, özellikle sürekli korktu?u ölümü, ama bununla birlikte ya?ama ba?lyly?y konu edinmi?tir.
?iirleri: Otuz Be? Ya?, Dü?ten Güzel, Ömrümde Sükût
Nesirleri: Ziya’ya Mektuplar
Memduh ?evket Esendal (1883-1952) Romancy ve hikâyeci.
Romanlarynda kendi deyimi ile “topluma ayna tutmu?tur”.
Hikâyelerinde gözlem gücü son derece güçlüdür.
Toplum hayatyndaki aksaklyklara de?inmi?tir.
Dili temiz; anlatymy güçlüdür. Konu?ma dilini kullanmy?tyr.
Hikâyelerinde Çehov tarzynyn temsilcisidir.
Romanlary: Aya?ly ve Kiracylary, Vassaf Bey.
Hikâyeleri: Hikâyeler, Otlakçy, Hava Parasy, Mendil Altynda, Temiz Sevgiler.
Ahmet Hamdi Tanpynar (1901-1962) Hikâye, roman, deneme, makale, edebiyat tarihi ve ?iir türlerinde eserler vermi?tir. Ama en önemli özelli?i ?airli?idir.
?iirlerindeki temel unsurlar; his, hayal ve musikidir. En çok i?ledi?i konu zamandyr. ?uuralty da önemlidir.
?iirlerinde sembolistlerin etkisi vardyr.
Sade bir dille yazdy?y ?iirlerde hece ölçüsünü kullanmy?tyr.
Hikâye ve romanlarynda dönemin toplum hayatyny ve çeli?kilerini ortaya koymu?tur. Psikolojik yön de önemlidir.
Dili ba?aryyla kullanmy?tyr.
?iirleri: ?iirler.
Deneme: Be? ?ehir.
Roman: Huzur, Mahur Beste, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Sahnenin Dy?yndakiler.
Hikâye: Yaz Ya?muru, Abdullah Efendi’nin Rüyalary.
Edebiyat: 19. Asyr Türk Edebiyaty Tarihi.
Abdülhak ?inasi Hisar (1888-1963) Tenkitçi ve romancy.
Nesirlerinde görgü, hatyra, tasvir ve kültür unsurlary a?yr basar.
Sanatly ve uzun cümleleri vardyr.
Romanlary: Fehim Bey ve Biz, Çamlyca’daki Eni?temiz.
Di?er eserleri: Bo?aziçi Mektuplary, Geçmi? Zaman Kö?kleri, Bo?aziçi Yalylary.
b. Son Dönem Türk Edebiyaty
Garipçiler ?iirlerini 1941 yylynda Garip adly kitapta toplayan Orhan Veli Kanyk ve onunla ayny tarzy payla?an Melih Cevdet Anday ve Oktay Ryfat, Garipçiler adyyla anyldylar ve Türk ?iirinde yeni bir akym meydana getirdiler.
Bu ady almalarynda Orhan Veli’nin “Kitabe-i Seng-i Mezar” adly ?iirinin garip tepkilere sebep olasynyn ve garip bulunmasynyn etkisi olmu?tur.
Bu akymyn amacy ?iiri, öteden beri vazgeçilmez unsurlar sayylan vezin, kafiye, nazym ?ekli, nazym birimi; ?airanelik, mecazly söyleyi?, söz sanaty ve süs gibi unsurlardan syyyrarak, duyularyn yalyn ifadesi hâline getirmekti.
Bu akymda hiç bir kural ve kalyba ba?lanmamak prensip edinilmi?tir.
Sade bir dil kullanmy?lardyr.
Günlük ve syradan konulary i?lemi?lerdir. Syradan insanlaryn problemleri, ya?ama sevinci, hayattaki gariplikler ?iirlerinin ba?lyca konularydyr. ?iirde o zamana kadar i?lenmemi? konulary ele almy?lardyr.
Orhan Veli, bu tarzda yazdy?y ba?aryly ?iirlerle kendisinden sonrakileri büyük ölçüde etkiledi.
Genç ya?ynda Rusya'ya giden ve oradan marksist ve materyalist bir inançla dönen Nazym Hikmet Ran (1902-1963) Türkçenin esteti?ini Mayakovski tesirleri ta?yyan yeni bir tarzda kullanarak ihtilâlci ?iirler yazdy. 1960'ly yyllardan sonra Türk Edebiyaty içinde yaygynla?an sosyalist akymynyn ba?langycy bu ?iirler oldu.
Ahmet Muhip Dyranas, ?iiri tamamen estetik olarak kabul eden ?airlerdendir.
Ayny nesilden olan Arif Nihat Asya (1904-1976) üslûp ve ruh yönünden zenginli?ini ?iirlerine aksettiren orijinal bir ?airdir.
Türk edebiyatynda küçük klâsik hikâye yazma gelene?inin kurucusu ve en ba?aryly temsilcisi olan Ömer Seyfettin'in (1884-1920) hikâye kitaplary 144 basky yaparken kendisi en çok okunan yazar oldu.
Sait Faik Abasyyanyk (1906-1948) ve Sabahattin Ali'nin 1935 yylyndan sonra yayynladyklary hikâyeler, birbirinden farkly iki yeni çy?yr açty.
Sait Faik, konulary Ystanbul'da geçen ve ?ahsî izlenimlerine dayanan ?iir duygusuyla dolu hikâyeler yazdy.
Materyalist bir dünya görü?üne sahip olan Sabahattin Ali, dy? tasvirlere ve sade olaylara fazla önem veren hikâyeler yazdy. Bu iki yazarla birlikte 1960'ly yyllardan sonra yo?unla?an günlük olaylar, dü?ünce ve beklentiler edebiyata girmeye ba?lady.
Cahit Sytky Tarancy (1910-1956) ayny sadeli?i, vezin ve kafiyeyi kullanarak sa?lady. Tarancy mysra içindeki belirli duraklary kaldyrarak veya de?i?tirerek hece vezninde yenilik yapty.
Bu neslin dünya görü?ü Andre Gide'in tesiri ile varlyk ötesi geçmi? ve gelecek tasavvurlary olmaksyzyn anlyk duyumlara dayanyyordu.
Sait Faik'in eserleri de dahil olmak üzere bu grubun eserlerinde ya?ama sevinci hâkimdir.
Serbest ?iir hyzla yayylmy?, Asaf Halet Çelebi, Fazyl Hüsnü Da?larca, Behçet Necatigil gibi ba?aryly temsilciler yeti?mi?tir.
Asaf Halet Çelebi bazy ?iirlerinde do?u mistisizmi ile tasavvufu birle?tirdi.
Ylk ?iirlerinde serbest ça?ry?ymlara yer veren Fazyl Hüsnü Da?larca, ?uur altynyn karanlyk akymlaryny ifade eden sembollerle dolu orijinal ?iirler yazdy.
Behçet Necatigil, ?iirlerinde büyük ?ehir hayaty içinde ezilmi? ve kaybolmu? insanyn kyryk, karanlyk, dola?yk duygularyny anlatty. ?iirlerinde ahengi ihmal eden Necatigil, divan ?iirinde oldu?u gibi, gittikçe derinle?en bir arka plâny i?lemi?tir.
1950 yylyndan itibaren Türk yazar ve ?airlerinin büyük bir kysmy, hayat görü?lerini "toplumsal gerçekçilik" adyyla edebiyata uyguladylar. Bu dönemde Batydan gelen varolu?çuluk ve gerçeküstücülük akymlary da hayata baky? tarzyyla beraber eserlerinin kompozisyon ve üslûbunu da de?i?tirdi.
Son kyrk yyllyk Türk Edebiyaty Batydan gelen akymlar, sosyalist dünya görü?ü, millî ve dinî yakla?ymlar ve çok partili dönemde çe?itlenen politik tercihler do?rultusunda fevkalâde çe?itlilik göstermekte, edebiyat çok kere vasyta gibi kullanylmakta ve yeni arayy?lar içinde görünmektedir.
Kysa zaman içinde büyük ?öhret kazanan veya adyny pek az duyurabilen yazar ve ?airlerin Cumhuriyet terkibi paralelinde kurulmakta olan yeni edebiyat geleneklerine katkyda bulunmalaryna ra?men, bunlar hakkynda objektif tenkitler yapmak ve edebiyat tarihindeki yerlerini belirlemek mümkün olamamaktadyr. Özellikle 1960'ly yyllardan sonra yeti?en kadyn yazar ve ?airlerin sayylarynyn artmy? olmasy, feminist akymyn da di?er pek çok akym gibi Türk Edebiyaty içinde yer almasyny sa?lamy?tyr.
1950-1986 yyllary arasynda isimleri en çok duyulan ve okunan roman ve hikâyeciler ?öyle syralanabilir:
Halide Nusret Zorlutuna, Nihal Atsyz, Safiye Erol, Taryk Dursun K., Atilla Ylhan, Ya?ar Kemal, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Taryk Bu?ra, Mustafa Necati Sepetçio?lu, Firuzan, Adalet A?ao?lu, Sevgi Soysal, Tomris Uyar, Emine I?ynsu, Sevinç Çokum, Selim Yleri, Cevat ?akir (Halikarnas Balykçysy), Bekir Büyükarkyn, Necati Cumaly, Haldun Taner, Mustafa Kutlu, Muhtar Tevfiko?lu, Bahaettin Özki?i, Durali Yylmaz, Rasim Özdenören, ?evket Bulut.
Bu dönemin ?airleri:
Behçet Kemal Ça?lar, Necati Cumaly, Ümit Ya?ar O?uzcan, Bekir Sytky Erdo?an, Atilla Ylhan, Yavuz Bülent Bakiler, Mehmet Çynarly, Mustafa Necati Karaer, Munis Faik Ozansoy, Niyazi Yyldyrym Gençosmano?lu, Ylhan Geçer, Bedri Rahmi Eyüpo?lu, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Bahaettin Karakoç'tur.
Fazyl Hüsnü Da?larca (1914-) Ça?da? Türk ?iirinde ba?ly ba?yna bir 'ekol' olan Fazyl Hüsnü Da?larca, ?iire soyut konularla ba?lamy?tyr. Yaratyly?y kâinatyn syrlaryny ara?tyrmaya çaly?yr.
Sonralary kahramanlyk konularyny, destansy konulary i?lemi?tir.
?iirleri, destanlar, toplumcu-gerçekçi ?iirler ve felsefi-lirik ?iirler olarak synyflandyrylabilir.
Eserleri: Çocuk ve Allah, Çankyry Destany, Anytkabir, Üç ?ehitler Destany, Yedi Memetler...
Ahmet Muhip Dyranas (1909-1980) ?iirlerinde Anadolu’yu, memleket manzaralaryny ve tarih sevgilerini i?leyen destansy ?iirleri yazmy?tyr.
Baudelaire’den etkilenmi? ve onun havasyny yansytan ?iirler yazmy?tyr.
Ölçü ve kafiyeye syky sykyya ba?lydyr.
Sese ve ahenge önem verir.
Eserleri: ?iirleri, Gölgeler, O Böyle Ystemezdi...
Orhan Veli Kanyk ?iirleri Garip ve Vazgeçemediklerim adly ?iir kitaplarynda toplanmy?tyr.
Manzum fabl çevirileri de vardyr.
Günlük ya?amy konu edinir.
Yer yer alacy bir üslûbu vardyr.
?iirle ilgili görü?lerini Garip adly kitabynyn ön sözünde yazmy?tyr.
Sait Faik Abasyyanyk (1906-1954) Hikâyeleri ile tanynyr.
Yazmanyn kendisi için bir ihtiyaç oldu?una inanmy?tyr.
Gözlemci ve gerçekçi bir yazardyr.
Toplumu konu alan hikâyelerinde toplum sorunlaryna de?inmi?tir.
Anlatymy samimidir.
Ki?ileri ya?adyklary çevreye göre ele alyr.
Deniz, tabiat, ya?ly bir adam, bir boyacy çocuk, balykçy kahvesi gibi unsurlar ve benzeri küçük ve ayrynty sayylabilecek unsurlar onun hikâyelerinde syk syk görülür.
Hikâyeleri yapmacyktan ve sanat kaygysyndan uzaktyr.
Zaman zaman argo sözlere de yer vermi?tir.
Hikâyeleri: Semaver, Lüzumsuz Adam, ?ahmerdan, Sarnyç, Havada Bulut, Kumpanya, Tüneldeki Çocuk, Alemda?da Var Bir Yylan
Falih Ryfky Atay (1904-1971) Gezi türündeki eserleriyle tanynyr.
Ynceleme, makale, any ve fykra türlerinde eserler vermi?tir.
Atatürk’ün yakynynda bulunmu? ve onunla ilgili anylary ile ?öhret sa?lamy?tyr.
Nesir dilinin geli?mesine katkyda bulunmu?tur.
Eserleri: Ate? ve Güne?, Zeytin Da?y, Deniz A?yry, Tuna Kyyylary, Bizim Akdeniz, Çankaya...
Peyami Safa (1889-1961) Roman, hikâye, makale, fykra türünde eserleri vardyr.
1918’de çykardy?y “Yirminci Asyr” adly gazete ve bu gazetede çykan “Asryn Hikâyeleri” ile tanyndy.
Romanlaryyla üne kavu?mu?tur.
Sanat de?eri olan eserlerinde Peyami Safa adyny; para kazanmak amacyyla yazdy?y eserlerinde “Server Bedi” takma adyny kullanmy?tyr.
Romanlarynda psikolojik tahlillere önem verir.
Dokuzuncu Hariciye Ko?u?u’nda kendi hayatynyn bir bölümünü kahramanyn hayaty gibi anlatmy?tyr.
Çe?itli gazetelerde yayymlanan makale ve fykralary “Objektif” ady altynda seri hâlinde yayymlandy.
Romanlary: Sözde Kyzlar, Mah?er, Canan, Fatih-Harbiye, Matmazel Noralya’nyn Koltu?u, Biz Ynsanlar, Yalnyzyz, ?im?ek, Bir Ak?amdy, Dokuzuncu Hariciye Ko?u?u, Bir Tereddüdün Romany, Cumbadan Rumbaya, (Bir Genç Kyz Kalbinin Cürmü, Bekta?iler Arasynda Bir Genç Kyzyn Hatyrasy, Bodrumda Kalanlar, Altyn Kupa, Byça?y Sapla, Al Kanlar Yçinde, Attila (tarihi roman),
Hikâyeleri: Küçük Alp’in Yyldyzy ve Bir Varmy? Bir Yokmu? (çocuk hikâyeleri)
Cevat ?akir Kabaa?açly (Halikarnas Balykçysy) (1886-1963) Üç yylly?yna sürgüne gönderildi?i Bodrum’a yerle?mi? ve kendisine Bodrum’un antik ça?daki ismi olan “Halikarnas” adyny almy?tyr.
Denize sonsuz bir hayranlykla ba?lydyr.
Eserlerinde Ege’yi, Akdeniz’i, buralardaki hayaty, balykçylaryny, gemicilerini, süngercilerini konu edinmi?tir.
Zengin denizci sözlü?ünden yararlanmy?tyr.
Roman ve hikâyelerinde teknik ve üslûp ba?aryly de?ildir.
Eserleri: Aganta Burina Burinata, Mavi Sürgün, Merhaba Akdeniz, Ege’nin Dibi, Ya?asyn Deniz..
Nurullah Ataç (1898-1957) Ele?tiri ve deneme türünün yerle?mesinde etkili olmu?tur. Daha çok ele?tiri yazmy?tyr.
Türkçenin özle?mesinde de katkylary ve deste?i olmu?tur.
Ary bir dil kullanmy?tyr.
Fransyzcadan çeviriler yapmy?tyr.
Devrik cümlelerin yerle?mesi için de u?ra?my?tyr.
Eserleri: Günlerin Getirdi?i, Karalama Defteri, Günce, Söz Arasynda, Diyelim...
Suut Kemal Yetkin Deneme ve ele?tiri yazarydyr. Denemeleriyle me?hurdur. Özlü ve yo?un denemeleri vardyr.
Felsefe, sanat, estetik ve güzel sanatlar konularynda eserleri vardyr.
Açyk ve akycy bir üslûbu vardyr.
Dili çok iyi kullanyr.
Eserleri: Edebiyat Üzerine, Yoku?a Do?ru, Günlerin Götürdü?ü, Dü?ün Payy, Edebî Meslekler...
Ya?ar Kemal (1922-) Asyl ady Kemal Sadyk Gö?celi’dir.
Edebiyata folklor çaly?malaryyla ba?lamy?tyr.
Aly?ylmy?tan farkly köy romanlary yazmy?tyr.
Ki?ilerin iç dünyalary üzerinde durmu?tur. Köylüleri de ayny ?ekilde anlatmy?tyr. Tabiata ve halka büyük önem verir.
Sanatly ve ?iirli bir dil kullanyr.
Kahramanlaryny yerli dilleriyle birlikte ele alyr.
Romanlarynda yer olarak daha çok Çukurova ve Toroslar geçer.
Eserleri: Ynce Memed, Yer Demir Gök Bakyr, Ölmez Otu, Çakyrcaly Efe...
Orhan Kemal (1914-1970) Asyl ady Ra?it Ö?ütçü’dür.
Hikâye ve romanlarynda hayatyn de?i?ik yönlerini ve ki?ilerini i?lemi?tir.
Bir yandan Anadolu’yu i?lerken di?er taraftan büyük ?ehir hayatyny yansytmaya çaly?my?tyr.
Toplumcu gerçekçili?i en çok i?leyenlerdendir.
Hikâyeleri: Ekmek Kavgasy, Arka Sokak, Karde? Payy...
Romanlary: Baba Evi, Hanymyn Çiftli?i, Gurbet Ku?lary, Kanly Topraklar.. |