ATATÜRK'ÜN HAYATI (TÜRKÇE)
MUSTAFA KEMAL’YN ÇOCUKLU?U VE E?YTYMY
Mustafa Kemal Atatürk (1881 - 1938) Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurba?kanydyr. Mustafa Kemal 1881 yylynda Selanik’te do?mu?tur. Babasynyn ady Ali Riza Efendidir. Babasy bir gümrük memuru idi.
Annesinin ady Zübeyde Hanym’dyr. Ylkokul e?itimi için, Selanik’teki ?emsi Efendi okuluna gitmi?tir. Ancak Mustafa Kemal babasyny çok küçük ya?larda kaybetmi?tir. Bu nedenle okuldan ayrylmak zorunda kalmy?tyr. Mustafa ve annesi dayylary ile birlikte ya?amak üzere ta?raya gitmi?lerdir. Onu annesi büyütmü?tür. Ya?amy bu ?ekilde bir süre devam etmi?tir.
Mustafa çiftlikte çaly?maya ba?lamy?, ancak annesi okula gitmemesi nedeniyle endi?elenmeye ba?lamy?tyr. Sonunda, annesinin Selanik’teki kyz karde?i ile birlikte ya?amalaryna karar verilmi?tir. Selanik’teki Askeri Rü?tiyeye kaydyny yaptyrmy?tyr. Askeri Rü?tiyeyi 1895 yylynda bitirdikten sonra, Mustafa Kemal Manastyrdaki Askeri Ydadiye girmi?tir.
Manastyrdaki Askeri Ydadiyi ba?aryly bir ?ekilde bitirdikten sonra, Mustafa Kemal Ystanbul’a gitmi? ve 13 Mart 1899 yylynda Harbiye’nin hazyrlyk synyfyna kaydyny yaptyrmy?tyr. Harbiye’yi bitirdikten sonra ise, Mustafa Kemal 1902 yylynda Harp Akademisine ba?lamy? ve 11 Ocak 1905 yylynda kurmay yüzba?y rütbesiyle mezun olmu?tur.
ATATÜRK’ÜN GÖRÜ?LERY
Ekonomi üzerine
Atatürk Devrimlerinin sonucunda, Türkiye’nin ekonomik yapysy tümüyle iyi yönde bir geli?me göstermi?tir. Kapitülasyonlaryn kaldyrylmasy ile birlikte, ulusal ve liberal bir ekonomi için gerekli olan temel atylmy?ty. Atatürk’ün ülke ekonomisi üzerindeki görü?ü, "Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür" özdeyi?i ile ortaya konmaktadyr.
Dy? Politika üzerine
Atatürk’ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyi?ine, o dönemlerdeki birçok ulusal liderin insanlaryn güvenini sarsarak devleti ve onun kurumlaryny içten çökertme politikalaryna, polis devleti taktiklerine ve daha sonra da uluslararasy ihtilaflara yönelmelerine ra?men ?iddetli bir biçimde, ba?ly kalynmaktaydy.
Türkiye, bu dönemde ülke içerisindeki devleti ve onun kurumlaryny içten çökertme giri?imlerini engelleyebildi?i gibi, sava?yn dy?ynda kalmayy ba?army?tyr.
ATATÜRK DEVRYMLERY
Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider oldu?u gibi, ayny zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye Cumhuriyetinin ça?da? medeniyetler seviyesine ula?abilmesi ve kültürel açydan geli?mi? toplumlaryn aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki ya?amy modernize etmi?tir.
Atatürk 1924 ile 1938 yyllary arasynda, insanlarynyn kurtulu?lary ve hayatta kalabilmeleri için ya?amsal öneme sahip olan devrimleri hayata geçirmi?tir. Tüm bu devrimler, Türk halky tarafyndan büyük bir co?ku ile kar?ylanmy?ty.
Harf Devrimi
Atatürk’ün gerçekle?tirmi? oldu?u en önemli devrimlerden birisi, Arap alfabesinin kaldyrylmasy ve Latin alfabesinin kabul edilmesi olmu?tur. 3 Kasym 1928 tarihinde, yeni Türk Alfabesi kabul edilmi?tir.
Kyyafet Devrimi
Kyyafet devrimi ile birlikte, kadynlar çar?af giymekten vazgeçerek, modern kadyn elbiseleri giymeye ba?ladylar. Erkekler ise fes yerine ?apka giymeye ba?ladylar.
Hukuk Sisteminin Laikle?tirilmesi
1920 yylynda kurulmu? olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir hukuk sistemine ihtiyacy vardy. Atatürk, ?eriat Kanununun yerine Ysviçre Medeni Kanununu getirmi?, o dönemde geçerli olan ceza yasasynyn yerine ise Ytalyan Ceza Yasasyny getirmi?tir. Türk Hukuk Sistemi ise tüm ça?da? gereksinimler Çerçevesinde modernize edilmi?tir.
Ö?renimin Laikle?tirilmesi
19. Yüzyyl ba?laryna dek, Osmanly Ymparatorlu?u bünyesinde çe?itli e?itim sistemleri uygulanmaktaydy. Atatürk Yslami e?itim veren medrese sisteminin yeni toplumun ihtiyaçlaryna cevap veremeyece?ini gördü. Bu nedenle, baty modellerine benzeyen yeni bir e?itim sisteminin olu?turulmasy gerekliydi. Böylece, mevcut sistem de?i?tirilerek 1933 yylynda bir üniversite reformu gerçekle?tirilmi?tir.
Kadynlara Sa?lanan Medeni Haklar
Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyyllar boyunca ihmal edilmi? olan Türk kadynyna yeni haklar tanynmy?tyr. Böylece kabul edilmi? olan medeni kanun gere?ince bundan böyle kadynlar da erkeklere tanynan haklara sahip olacaklar, resmi görevlere atanabilecekler, oy verme ve Millet Meclisine seçilebilme hakkyna sahip olabileceklerdir. Tek e?lilik ilkesi ve kadynlara tanynan e?it haklar, Türk toplumuna bir canlylyk kazandyrmy?tyr.
Atatürk’ün Türk Tarihi ile ilgili Çaly?malary
Kültürel alanda bir tür milliyetçilik anlamyndaki yazy devrimi sonrasynda, Atatürk tarih konusuna a?yrlyk verdi ve 1931 yylynda Türk Tarih Kurumunu kurdu. Burada, Türkiye Tarihi kapsamly bir ?ekilde incelenmekte ve de?erlendirilmektedir.
Bunlaryn dy?ynda, Yeni Takvim, A?yrlyklar ve Ölçüler, Tatiller ve Soyady Kanunu gibi di?er birçok devrimler de gerçekle?tirilmi?tir. Bu konudaki bazy örnekler arasynda 1924 Hafta sonu Yasasy, 1925 Uluslararasy Zaman ve Takvim Sistemi, 1926 Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu, 1933 Ölçü Sistemleri ve 1934 Soyady Yasasy sayylabilir.
1932 yylynda Büyük Millet Meclisi tarafyndan kabul edilen yasa gere?ince Türkler soyady aldylar ve Milletin liderine de "Türklerin Babasy" anlamyna gelen Atatürk soyady verildi.
ATATÜRK YLKELERY
Atatürk ilkeleri, alty ana ba?lyk altynda toplanabilir:
Cumhuriyetçilik:
Kemalist devrimler siyasi bir devrim niteli?indedir ve çokuluslu bir Ymparatorluktan Türkiye ulus devletine geçi? gerçekle?tirilmi? ve böylece modern Türkiye’nin ulusal kimli?i kazandyrylmy?tyr. Kemalizm Türkiye için yalnyzca Cumhuriyet rejimini tanymaktadyr. Kemalizm insanlaryn arzularyny yerine getirebilecek yegane rejimin cumhuriyet rejimi oldu?una inanmaktadyr.
Halkçylyk:
Gerek içeri?i gerekse hedefleri açysyndan bakyldy?ynda, Kemalist Devrim ayryca bir sosyal devrim niteli?i de ta?ymaktaydy. Bu devrim seçkin bir grup tarafyndan genel olarak halka yönelik bir biçimde gerçekle?tirilmi?ti. Kemalist devrimler, özellikle Ysviçre
Medeni Kanunu olmak üzere Baty kanunlarynyn Türkiye’de uygulamaya konmasyyla birlikte kadynlaryn statüsüne kökten de?i?iklikler getirmi?tir. Üstelik, 1934 yylynda kabul edilen bir kanun ile kadynlar seçme hakkyny almy?lardyr.
Atatürk çe?itli ortamlarda Türkiye’nin gerçek Yöneticilerinin köylüler oldu?unu söylemi?tir. Aslynda bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan çok bir hedef niteli?indeydi. Gerçekte, halkçylyk ilkesi için yapylan resmi açyklamada Kemalizmin synyf ayrycalyklaryna ve synyf farklylyklaryna kar?y oldu?u ifade edilmekte ve hiçbir bireyin, ailenin, synyfyn veya organizasyonun di?erlerinin daha üzerinde olmasyny kabul etmiyordu.
Kemalist ideoloji, aslynda, Türk vatanda?ly?y olarak ifade edilen bir fikre dayanmaktaydy. Gurur ile birle?en vatanda?lyk fikri, onlaryn daha fazla çaly?malary için gerekli psikolojik te?viki sa?layacak, birlik fikri ve ulusal bir kimli?in kazanylmasyna yardymcy olacakty.
Laiklik:
Kemalist laiklik yalnyzca devlet ve dinin birbirinden ayrylmasy anlamyna gelmiyor, ayryca dinin e?itim, kültürel ve yasal konulardan da ayrylmasy anlamyny ta?yyordu. Laiklik, dü?ünce özgürlü?ü ve kurulu?laryn dini dü?ünce ve dini kurulu?laryn etkisinden ba?ymsyz olmalary anlamyna geliyordu. Böylece, Kemalist devrim ayryca laik bir devrim idi.
Kemalist devrimlerin birço?u laikli?i gerçekle?tirmek amacyyla yapylmy? ve di?er birço?u ise laikli?e ula?ylmy? olmasy nedeniyle gerçekle?tirilebilmi?tir. Kemalist laiklik ilkesi Tanry kar?yty bir ilke de?ildi. Bu akylcy ve dini siyasettir dy?ynda tutan bir ilke idi. Bu Kemalist ilke aydynlanmy? Yslam’a de?il, ça?da?ly?a kar?y olan Müslümanly?a kar?ysyndaydy.
Devrimcilik:
Atatürk’ün ortaya koydu?u en önemli ilkelerden birisi de reformculuk veya devrimcilikti. Bu ilkenin anlamy Türkiye’nin devrimler yapty?y ve geleneksel kurulu?laryny modern kurulu?lar ile de?i?tirmi? oldu?u idi. Geleneksel kavramlaryn iptal edildi?i ve modern kavramlaryn benimsendi?i anlamyna geliyordu. Devrimcilik ilkesi, yapylmy? olan devrimlerin tanynmalarynyn çok ötesine geçti.
Milliyetçilik:
Kemalist devrim ayryca milliyetçi bir devrim idi. Kemalist milliyetçilik yrkçy bir yapyda de?ildi. Bu devrimin amacy, Türkiye Cumhuriyetinin ba?ymsyzly?ynyn korunmasy ve ayryca Cumhuriyetin siyasal yönden geli?mesi idi. Bu milliyetçilik, tüm di?er milletlerin ba?ymsyzlyk haklaryna saygyly idi.
Yine bu milliyetçilik, sosyal içerikli bir milliyetçilikti. Yalnyzca anti - emperyalist de?il, ayny zamanda gerek hanedan yönetimine gerekse herhangi bir synyfyn Türk toplumunu yönetmesine kar?y olan bir milliyetçilikti. Kemalist milliyetçilik, Türk devletinin vatany ve halky ile bölünmez bir bütün oldu?u ilkesine inanmaktadyr.
Devletçilik:
Kemal Atatürk yapmy? oldu?u açyklamalarda ve politikalarynda Türkiye’nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik geli?meye önemli ölçüde ba?ly oldu?unu ifade etmi?tir.
Bu ba?lamda, devletçilik ilkesinin de devletin ülkenin genel ekonomik faaliyetlerini düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemedi?i alanlara veya özel sektörün yetersiz kaldy?y alanlara veya ulusal çykarlaryn gerekli kyldy?y alanlara yine devletin girmesi gerekti?i anlamynda yorumlanmaktadyr. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasynda, devlet yalnyzca ekonomik faaliyetlerin temel kayna?yny te?kil etmemi?, ayny zamanda ülkenin büyük sanayi kurulu?larynyn da sahibi olmu?tur.
ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜ
Atatürk ülke içerisinde syk syk seyahat etmi?tir. Gemlik ve Bursa gezileri esnasynda Atatürk so?uk almy?ty. Tedavi olmak ve dinlenmek üzere Ystanbul’a geri döndü. Ama, ne yazyk ki Atatürk çok ciddi bir ?ekilde hastalanmy?ty. 10 Kasym 1938 tarihinde saat 9.05’te Atatürk vefat etti. Ama o, insanlarynyn gözünde ölümsüzlük kazandy. Öldü?ü andan itibaren, Onun sevilen ismi ve hatyrasy onun insanlarynyn kalplerinde yerini almy?tyr.
O bir kumandan olarak birçok sava? kazanmy?, bir lider olarak kitleleri etkilemi?, bir devlet adamy olarak ba?aryly bir yönetim sergilemi?, ve nihayet bir devrimci olarak bir toplumun sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve hukuki yapysyny kökten de?i?tirme ba?arysyny göstermi?tir. O, dünya tarihindeki en üstün ?ahsiyetlerden birisi olmu?tur. Tarih onu Türk ulusunun en ?erefli evlatlary ve insanly?yn en büyük liderleri arasynda sayacaktyr.
ATATÜRK'ÜN HAYATI (YNGYLYZCE)
On a day of 1881, a male child was born in a pink house located at the district of Ahmet Suba?y, city of Salonika, which is inside Greek boundaries today. Father Ali Ryza whispered the name of the child to his ear. "MUSTAFA." Before Mustafa ,Zübeyde Hanym and Ali Ryza Bey had three children named Fatma,Ömer and Ahmet. When Mustafa was born none of those children were alive. Mother Zübeyde Hanym was a pretty Turkmen woman strictly devoted to religious beliefs.The ancestors of Zübeyde Hanym were known as a branch of Turkmen tribe. They immigrated from Anatolia to Rumelia during the conquest of Rumelia by the Ottomans and settled in Sarygöl subdistrict located west of the Vodina district in west Makedonia. It is thought that this tribe came there from Konya or Aydyn provinces of Anatolia. Father Ali Ryza was a resident of Salonika and his father was Ahmet Efendi .His uncle Hafyz Ahmet Efendi, a teacher in the district school, was nicknamed as "Red Hafyz Efendi" because of his red beard. At the time, Father Ali Ryza was working as a customs officer. Later, he quit and established a partnership with a timber trader Cafer Efendi. He was also involved with brine trading for some time. Ali Ryza passed away at the young age of 47. What were left from Ali Ryza Bey to Zübeyde was two mecidiyes (40 kuru?) widow salary,7 year old Mustafa and his sister Makbule. First enrolled in a traditional religious school, Mustafa soon switched to a modern one. After a short time(1893) Mustafa Kemal enrolled to military middle school, he provided acceptance of himself to his friends and teacher. He was clever, hard working and dignifed. Especially, in the field of Mathematics he was unique. All of his teacher were appreciating him. He had a special positon from view of his Mathematics teacher. Lietunant Commander amazed with his student's abilities, characher and diligence. One day, Lietunant Commander teacher Mustafa spoke to Mustafa quoting. His mathematics teacher said “My son, we both have the same name. As, there should be a difference, let your name Mustafa Kemal, from now on”. After his father died left the school and he went tolive with their uncle. In 1905, Mustafa Kemal graduated from the War Academy in Istanbul with the rank of Staff Captain. Posted in Damascus, he started with several colleagues, a clandestine society called "Homeland and Freedom" to fight against the Sultan's despotism. In 1908 he helped the group of officers who toppled the Sultan. Mustafa Kemal's career flourished as he won his heroism in the far corners of the Ottoman Empire, including Albania and Tripoli. He also briefly served as a staff officer in Salonica and Istanbul and as a military attache in Sofia. In 1915, when Dardanelles campaign was launched, Colonel Mustafa Kemal became a national hero by winning successive victories and finally repelling the invaders. Promoted to general in 1916, at age 35, he liberated two major provinces in eastern Turkey that year. In the next two years, he served as commander of several Ottoman armies in Palestine, Aleppo, and elsewhere, achieving another major victory by stopping the enemy advance at Aleppo. On May 19, 1919, Mustafa Kemal Pasha landed in the Black Sea port of Samsun to start the War of Independence. In defiance of the Sultan's government, he rallied a liberation army in Anatolia and convened the Congress of Erzurum and Sivas which established the basis for the new national effort under his leadership. On April 23, 1920, the Grand National Assembly was inaugurated. Mustafa Kemal Pasha was elected to its Presidency. Fighting on many fronts, he led his forces to victory against rebels and invading armies. Following the Turkish triumph at the two major battles at Inonu in Western Turkey, the Grand National Assembly conferred on Mustafa Kemal Pasha the title of Commander-in-Chief with the rank of Marshal. At the end of August 1922, the Turkish armies won their ultimate victory. Within a few weeks, the Turkish mainland was completely liberated, the armistice signed, and the rule of the Ottoman dynasty abolished. In July 1923, the national government signed the Lausanne Treaty with Great Britain, France, Greece, Italy, and others. In mid-October, Ankara became the capital of the new Turkish State. On October 29, the Republic was proclaimed and Mustafa Kemal Pasha was unanimously elected President of the Republic. Atatürk married Latife Usakligil in early 1923. The marriage ended in divorce in 1925. The account of Atatürk's fifteen year Presidency is a saga of dramatic modernization. With indefatigable determination, he created a new political and legal system, abolished the Caliphate and made both government and education secular, gave equal rights to women, changed the alphabet and the attire, and advanced the arts and the sciences, agriculture and industry. In 1934, when the surname law was adopted, the national parliament gave him the name "Atatürk" (Father of the Turks). He died at 9.05 on November 10, 1938, following an illness of a few months, the national liberator and the Father of modern Turkey died. But his legacy to his people and to the world endures. Atatürk's body was re-interred in Anytkabir splendid mausoleum in 1953.
|